HUNOMOST · Hacettepe Üniversitesi Otomobil ve Motor Sporları Topluluğu

Sohbet => Genel => Konuyu başlatan: firdevss - 11 Mayıs 2011, 01:03:45

Başlık: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: firdevss - 11 Mayıs 2011, 01:03:45
Defedin gitsin şu hipofiz cücesini..

Selahattin Duman - sduman@gazetevatan.com

Lafım Formula’nın sahibine.. Kimsenin ilgi göstermediği üç günlük yarışı bünyemize sokup, milyonlarımızı piste gömdürdü.. Bir de “Yüzde yüz zam yoksa Formula’yı götürürüm” diye tehdit ediyor.. Götürmezsen boyun daha da kısalsın e mi?..

Formula 1 denilen şoförlük mucizesi can çekişiyor.. Zaten gelişine aklımız yatmamıştı.. Gidişine de o sebepten kayıtsız haldeyiz..

Niye mi geldi?

İstanbul’un dünya şehri olmasına katkıda bulunmak için.. Sosyal hayatını daha da renklendirmek için.. Turizmi hoplatmak için.. Yatırımcısına ve yanlamacılarına milyonlar kazandırmak için..

Niye mi gidiyor?

Yukarıda saydıklarımızdan hiçbirini yapamadığı için.. Üstüne üstlük yıllık 13.6 milyon dolarlık ücretini 26 milyona çıkaramadığı için..

Özetle bu işe para yatıran memleket büyüklerini bir kez daha kazıklayamadığı için..

***


Gelelim ana fikrimizin “Ben demiştim..” faslına..

Yazar kısmının en keyif aldığı yer burasıdır.. Yazar çizer, atar tutar..

O yazıların kuyruğuna “Benden söylemesi..” cümlesiyle düğümünü atar.. Kırk yılda bir dediği çıktığında da oturup “Ben dememiş miydim?” yazısı yazar..

İşte bugün o gündür..

Yıllarca E5 otoyolunda; minibüsünden şehir otobüsüne, taksisinden özel otosuna kadar her çeşit araçla kapışmış bir sürücü olarak Formula 1’e en başından karşı çıkmıştım..

“Elin Formula pilotunun bizim minibüsçülere ne üstünlüğü var da millet gidip seyrine dursun?” diye sormuştum..

HAKLI ÇIKTIK

İstanbul ahalisi çok yaşasın, bizi yanıltmadı..

Orta yerinde Boğaz köprüleri bulunan iki otobandan birine çıktıklarında, yarış keyfinin en hormonsuzunu günde iki kez yaşayan insanımıza Formula 1 hafif geldi..

1970’li yıllardan kalma Serçe’nin, trafik akışının yavaşladığı bir yerde yolun sol şeridine geçip bir Ferrari ile tampon tampona gittiğini görmüşüz..

Üstelik o Serçe’nin sürücüsünün, dünyadaki hiçbir yarış pilotunda olmayan bir özgüvenle “asabi selektörler yaparak” önündeki Ferrari’den yol istediğine tanık olmuşuz..

Uzaya, modifiye edilmiş Zeytinburnu minibüsü ile çıkıp Apollo ile kapışmak gibi bir sahne.. Bunu görenleri Formula yarışı keser mi?

Yöntemleri de para etmemiş besbelli..

Formulacılar bir ülkeye girdiler mi önce bu işe zihnen yatkın bir meraklı kitlesini taraftar yapmak için gayret ediyorlar..

Kim bunlar? Gençler..

Birinciler, baba parası ile altlarına çektikleri lüks araçlarla piyasa yapıp hava atanlar..

Üniversite yollarında arabalarını kapıştırıp arada bir kendilerini telef edenler..

Baba parası yiyen çok.. İçlerinden Formula’ya yatkın olanları piyasa yaparken arabalarından çıkan gürültülü müzikle teşhis edebilirsin..

Nişantaşı, Ulus, Etiler yollarında piyasa yaparken bangır bangır “cis tak” müziğine vuruyorlarsa, bunlar Formulacı bebelerdir..

***


Eskiden müzik çala çala dolaşanların niyeti başka olurdu..

Haydi açıkça söyleyeyim..

Sadece “Pezevenk taifesi” arabalarında bağırta çağırta müzik çalarak dolaşırlardı.. (Bunlara kibarca “Seksüel prodüktör” de denir..)

Sokağa taşan müziği duyan, bir kadın satıcısının çevreden müşteri aradığını anlardı.. El ettin mi yanına yaklaşan arabanın camından çıkan bir kelle “Arkadaş mı lazım abi?” diye sorardı..

Zengin bebeleri bunları nereden bilsin? Şan olsun diye basıyorlar müziği.. “Seksüel prodüktör”e muhtaç olan düz vatandaşın da kafasını karıştırıyorlar.. Kınıyoruz..

ÇOK KORKTUK!

Formula yarışlarına düşkün gençlerin ikinci türü ise genellikle orta halli ailelerin çocukları.. Çoğu memur bebesi..

Bunlar bu işe televizyondaki yarışları seyrederek sardırırlar ve “Çok param olsaydı var ya! Şu arabayı alırım..” hayalini kurarlar..

Genelde üniversite öğrencisidirler..

Diplomayı aldıktan sonra “Master yapasım geldi..” numarası ile iki üç sene daha evden geçinirler..

Şanslı olanları sonunda zor zahmet bir iş bulurlar.. Aldıkları ilk maaş onları Formula olayından soğutur..

Ayrıca olayın doğası da taraftar toplamaya müsait değil.. Hayatta gördüklerimize benzemeyen araçlar..

Son sürat, fıldır fıldır dönülen bir beton pist ki üzerine çıkanlardan “Kim kazandı, kim kaybetti?” sorusunun cevabını biri bize söylemezse katiyen bulamadığımız bir yarış..

İnsanın böyle bir şeyden zevk Alması için otistik olması lazım..

Evlerden ırak olsun, otizm talihsizleri bir çamaşır makinesinin dönen merdanesine saatlerce bakıp kendi dünyalarına dalıp gidiyorlar..

Canlısına veya televizyondan naklen yayınına bakıp dalmak da böyle bir şey..

Açın, Formula 1 İstanbul’un internet sitesine.. Gelen on yorumdan dokuzunda yarışlarla kafa bulunuyor..

Hayal kırıklığına uğrayanlardan Sibel Şimşek hanım kızımız da o pistten çılgın proje (!) üretmiş..

“Kanal projesinin hafriyatından çıkacak toprakla o pisti gömün gitsin..” diyor..

Yorumcuların çoğu “Her sene aynı şey.. Nesini seyrederler ki?” sorusuna yüklemiş tepkisini..

Görülen o ki çıkarılan Formula 1 tantanası sinir bozuyor.. Güya on binlerce turist gelecekti, otellerimiz dolup taşacaktı.. O da yok..

Bir de zam istiyorlar bizden..

***


Formula 1’in sahibi seksen iki yaşındaki “Hipofiz Cücesi” Bay Ecclestone..

Memleket büyüklerini yüzde yüz zam yapmazsanız Formula’yı bir daha getirmem, diye makasa almaya çalışan o..

Bir kırk beş boyunda, beyaz saçlı; yanında her daim bir seksenlik iki mankenle gezinen Bay Ecclestone büyüklerimizi böyle korkutuyor..

Benim cevabım bellidir: “Al malını koy çuvala.. Salla salla vur duvara..”

Peki pist ne mi olacak?

Kendi yarışlarımızı organize ederiz.. Minibüsçüler, taksiciler kendi aralarında yarışır.. Başka bir organizasyonda halk otobüsçüleri kapışır..

Hem daha çok ilgi çekerler hem de potansiyel trafik canavarlarının gazını almış oluruz..

Akıl için yol birse o da Formula pistinden geçer..

kaynak: http://haber.gazetevatan.com/T/376329/1
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: nefertari - 11 Mayıs 2011, 01:59:27
çok ağır sövüyorum şu anda.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: firdevss - 11 Mayıs 2011, 02:42:48
Aynı duyguları paylaşıyorum seninle
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: kasapoglu - 11 Mayıs 2011, 08:10:42
hepsini okumadım. baya saçmalamış mal
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: M. Aslan - 11 Mayıs 2011, 08:40:34
Oksijen israfı, embriyo terk.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: Ali Rıza - 11 Mayıs 2011, 08:46:49
Bir bölümde ağır saçmalamış. Ama doğru tesbitleri de var.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: moray - 11 Mayıs 2011, 10:05:05
yazıyı objektif kalarak okumaya çalışalım bence.!! doğru tespitler var yazıda.. rakamsal getirilerini daha okuyamadım. Eğer içinizden birisi yada birileri Formula 1 'in son yarışında ülkemize ne kadar getirisi olduğunu rakamsal olarak yazarsa sevinirim.. Tabi bunları yazarkende ne kadar gideri olduğunu da yazmak lazım..
Tv yayınından şu kadar demeyin yalnız. Ülkemize ne kadar para kaldı ? beni ilgilendiren bu taraf.. Formula da dönen para değil...
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: Šafak - 11 Mayıs 2011, 10:32:58
Bunu net olarak ifade etmek kolay değil çünkü tanıtımın katkısını hesaplamak zor.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: M. Aslan - 11 Mayıs 2011, 11:14:12
Ben yazının içeriğinden çok üslubuna sinirlenmiş durumdayım. Dünyadaki en doğrular bile böyle bir üslupla anlatılırsa gözümde hiç bir değeri olmaz. Eğer Formula 1'in getirileri ve götürüleri tartışılmak isteniyorsa önce insan yazısı yazılması gerekir. Bu yazıyı yazanın bırak yazarlığını, insanlığından şüphe ediyorum.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: firdevss - 11 Mayıs 2011, 13:03:01
Ben de tarzına takıldım adamın. Mahalle ağzından daha kötü, meslek ahlakına uymayan bir yazı. Ben de F1 in Türkiye'turizm açısından fayda sağlamadığını düşünüyorum, ama bu yazıda hakkaten harcanan emeğe de saygısızlık var..
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: vipercann - 11 Mayıs 2011, 13:20:23
iyide burada formula 1 i eleştirmemişki zaten. onu izleyenlere ve takip edenlere giydirmiş. şimdi bu adam hangi tezi savunursa savunsun haklı olamayacak. kaldı ki formula 1 in nakit oalrak getirisi şu kadardır gibi bir hesap yapılması mümkün mü sizce? f1 izlemek için gelen turistin kapalıçarşıdan aldığı halının KDV sini hesaplayıp bunu da bu hesabın içine katmamız gerekir o zaman doğru mu?
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: Šafak - 11 Mayıs 2011, 13:29:38
^ Tax Free diye bir kavram var.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: Tamer - 11 Mayıs 2011, 13:32:39
Formula1'in Türkiye'ye gelmesinin, getirilmesinin bu işten para kazanmak amaçlı olduğunu zannetmiyorum. Evet bu işten bir fayda sağlanıyor ama rakamsal olarak ifade edilebilecek şeyler değil bunlar, kar amacı güdülmüyor bana kalırsa, güdülmemeli de. Nasıl ki; o kadar bilet satmamamıza rağmen, finale kalan basketbol milli takımımızın oyuncularına 28,5 milyon tl prim dağıtılıyorsa, Hiddink'e yılda 3 milyon 250 bin euro para ödüyorsak -ki yine o kadar kazandırmadığına eminim- piste ödenen paranın da artı değer olarak kasamıza dönmesini beklememeliyiz.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: vipercann - 11 Mayıs 2011, 13:50:10
^ cuk oturdu bence evet.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: moray - 11 Mayıs 2011, 14:47:03
PİSTE ÖDENEN MİKTAR HİÇBİR ŞEKİLDE ARTI DEĞER OLARAK KASAMIZA DÖNEMEZ ZATEN. KALDI Kİ YAPTIĞINIZ KARŞILAŞTIRMALAR GARİP GELDİ BANA. FİNALE KALARAK BİR ZAFER ELDE ETMİŞ OLAN BASKETBOL MİLLİ TAKIMIMIZDAN BAHSEDİYORUZ. ÖDENEN PARALARIN BİR ÇOĞU HATTA HEPSİ REKLAMLARDAN SPONSORLARDAN İŞ ADAMLARINDAN KARŞILANIYOR, ÜSTÜNE DE FEDERASYON PATRONLARI YİYOR.. FORMULA DA REKLAM ÜCRETLERİ KİME KALIYOR ? KAZANCI KİME ? BEN BİLMEDİĞİM İÇİN SORUYORUM. ŞAFAĞIN DEDİĞİ GİBİ "TAX FREE" DENİLEN BİR OLAY VAR "Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir."
BU YARIŞ SADECE BİZİM GİBİLERİ TATMİN EDER, BİRİLERİNİN DE CEBİNİ DOLDURUR.. ÜLKEYE OLAN KATKISI, CEPLERİNİ DOLDURANLARIN YANINDA ÇOK AZDIR DİYE TAHMİN EDİYORUM. KARŞILAŞTIRMA YAPILIRKEN; PARALARIN NEREDE KALDIĞINA, NEREDE HARCANDIĞINA, GERİ DÖNÜŞÜNE, SAĞLADIĞI FAYDALARA BAKMAK LAZIM.. FORMULA DA VETTEL'İN KAZANMASI SANA BANA ZEVK VERİR, MİLLİ TAKIM BİR ÜLKEYE HİTAP EDER.. BU AÇIDANDA BAKMAK LAZIM...

YAZARIN USLUBUNA GELİNCE "TURP SIKMAK LAZIM".. İZLEMEK GÖNÜL İŞİ.. O GİTSİN DOLMUŞ ŞÖFORLERİNİ VEYA TAKSİ ŞÖFORLARİNİ İZLESİN.. FERRARİNİN KIÇINA YAPIŞAN ÇAKALLIK YAPAN SERÇELERİ İZLESİN, KENDİ TERCİHİDİR.. ANCAK BU YARIŞIN SADECE GÖNÜLLÜLERE KATKI SAĞLADIĞI EKONOMİYE FAYDA SAĞLAMADIĞI VE ÜLKE İÇİNDE OLMAZSA OLMAZ UNSURU TAŞIMAYACAK BİRŞEY OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR. ÖYLE BÖYLE DEĞİL RAKAM "26 MİLYON EURO" = 60 MİLYON TL YAPAR.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: vipercann - 11 Mayıs 2011, 16:06:16
euro mu dolar mı :)
bu arada dün ihale şartlarını yerine getirmediği için karamehmet ve ortağının teminat olan 93 milyon doları nasıl yaktığını hatırlatmak isterim :) yani iki tane iş adamı bile bu parayı havaya atabiliyor gördüğünüz gibi. bu bağlamda yıllık 20 milyon dolar ülkenin tanıtımı için çok bir rakam değil sanki.

bu arada bu adamın yazısını okuyana kadar bende 20 milyon çok para lan diye düşünüp vermeyelim bence de yapılmazsa yapılmasın diyodum ama sırf bu kadar sığ düşünceli bir adamla aynı fikirde olmamak adına taraf değiştirdim :)
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: Šafak - 11 Mayıs 2011, 16:15:50
Selahattin Duman'ın yazısı bu sporu takip edenlerden organizasyonuna kadar bir çok noktaya dokunuyor. Sonuçta bir köşe yazısı ve kişisel görüşten ibaret. Benim de haklı bulduğum noktalar var. Bunların yanı sıra bir gazeteci olarak bilmediği ya da işine gelmediği için yazmadığı şeyler de var. Mesela halkın bu spora -özellikle de ralliye- vakti zamanında çok ilgili olması ve Günaydın gazetesinin bir ralliye ismini vermesi. Ve o zamanlar ralliler bir yerden diğerine gitmek üzerine olduğu için (bugünün Pekin - Paris'i gibi) ve homologasyon kavramı olmadığı için gerçekten de taksiciler ve şoförler neredeyse standart (stock) araçlarıyla bu yarışlarda boy gösteriyordu. O dönemde TOSFED yoktu ve TTOK vardı ve bu etkinlikleri "turing" olarak değerlendirmek çok doğru olur.

Basketbol şampiyonasının bir dolu sponsoru olduğu doğru ancak sporculara ödenen primin devlet bütçesinden karşılandığını düşünüyorum. Organizasyon için de devlet bütçesinden bir ödenek alınmıştır mutlaka, sponsor gelirleri vs bunların hepsi organizatörün yönetimindedir. Aynı şey F1 için de geçerli ancak sizin de bildiğiniz gibi motor sporlarında "promotör" diye bir kavram var (diğer sporlarda ve organizasyonlarda da benzeri yapılar olabilir ama bilgim yok) ve TOSFED bu işin organizatörü değil, sadece sportif yönünden sorumlu. Çeşitli ilişkilere değinmek istemiyorum. Pazarlama kısmı IPO'da ve IPO da Bernie'ye ait. Özetle top da, saha da Bernie'nin ve bizden sadece ev sahipliği yapmamız için para istiyor. Bu arada IPO'nun kar etmeyen bir şirket olduğunu da belirtmek isterim.

Dünyanın önemli organizasyonlarına ev sahipliği yapmak elbette önemli. Olimpiyat düzenlemenin amacı sporu geliştirmek ve tanıtıma katkı sağlamak değil mi? F1'in amacı da otomobil sporlarının gelişimine katkı yapmak olmalı. Bir dönem yapmadı da değil sanki. Elbette 7 yılda çok daha iyi yerlere gelebilirdik fakat olmadı. Pistin TPŞ için bile kullanılamıyor olması, sporun geliş(e)memesi bir yana hem pistin hem de organizasyonun Bernie'ye ait olması bile durumun iki ucu pis değnek olayı olduğunu açıklamak için yeterli.
Başlık: Ynt: Defedin gitsin şu hipofiz cücesini.. (!)
Gönderen: duygu - 11 Mayıs 2011, 17:24:57
Selahattin Duman'ı ciddiye alıp kızmanıza bile gerek yok ki.. o hep böyle içi boş yazar, bir iki argo ve küfürle de bunları satar. gülün geçin yaa, formula 1'in f'sinden haberi yoktur eminim, oturup da araştırmaz zaten. laf ola beri gele konuşur..