Gönderen Konu: -Fıkralar-  (Okunma sayısı 134820 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #165 : 31 Mayıs 2006, 22:08:38 »
Bir Karadenizli, bir Kayserili ve bir Diyarbakirli
>>>ayni trafik kazasinda
>>>olmus. Cenazeleri dualarla, goz yaslariyla
>>>kaldirilmis.
>>>Iki uc gun gecmis, bir de bakmislar ki
>>>Karadenizli, cikmis mezardan, ustunu silkeleyerek geliyor. Once buyuk
>>>bir panik
>>>yasanmis haliyle, sonra bakmis
>>>zombi mombi degil, bayagi kanli canli, cesaret
>>>edip yanina yanasmis ve
>>>merakla sormuslar:
>>>- Yahu sen oteki dunyadan nasil geri dondun? Anlatmis:
>>>- Ote tarafta da isler buradaki gibi yuruyormus
>>>meger, rusvet, haksizlik,
>>>yolsuzluk... Geri gondermek icin 5 bin dolar
>>>istediler, bastim parayi geri
>>>geldim.
>>>- Eee, diger iki arkadas niye gelmedi? - Vallahi ben gelirken,
>>>Kayserili hâlâ 3.500
>>>dolara olmaz mi, yap bir
>>>indirim de ayagimiz alissin!' diye pazarlik
>>>ediyordu.
>>>- Ya Diyarbakirli?
>>>- O da 'Ben vermem, Devlet versin!' diye inat
>>>ediyordu...

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #166 : 31 Mayıs 2006, 22:15:44 »
Recep, İstanbul ' dan Ankara ' ya otobüs ile giderken, Bolu dağında
verilen molada hemen tuvalete koşturdu. Korkunç sıkışmıştı.
Şansına bos kabin bulup kendini oraya attı..
Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses " Merhaba" dedi.
Recep şaşkın şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi..
Ses devam etti "Nasılsın?"
Recep yine şaşkın şaşkın cevap verdi "Sağ ol iyiyim. Sen nasılsın?"
Ses sordu "Ne yapıyorsun?" Recep bir an tereddüt geçirdi. Adam onun
tuvalette
olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu.
Başka bir şey anlatmak istedi ve "Ben" dedi "İstanbul ' dan gelip,
Ankara ' ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?" Adamın
sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.
"Hayatim, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var.
Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra
ararım."

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #167 : 31 Mayıs 2006, 22:16:51 »
Alman turiste Karadeniz'de tecavüz etmisler. Turist karakola gitmis ve
çat pat tecavüzcünün eskalini tarif etmis. Bunun üzerine polisler
eskale uyan Lazlari birer ikiser toplamaya baslamislar. Polis
tarafindan götürülen Lazlar ise sormuslar :


- Bizi niye götürüyorsunuz ?
- Tecavüz olmus, yüzlestirme yapacagiz.
Toplananlari bir odaya, duvarin dibine oturtturmus polis. Bir süre
sonra  yaninda polislerle Alman turist girmis içeri ve Lazlara bakmaya
baslamis.
Tam bu esnada oturan Lazlardan biri ayaga firlayarak kadini isaret
etmis ve  bagirmis :
  - Komiserim ! Iste bu kadindi !

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #168 : 31 Mayıs 2006, 22:17:27 »
Fenerbahce'linin biri berberde saçını kestiriyormuş.    Berberin durduk

yerde;  "Son gittiğin maçı hatırlıyor musun" diye soracağı tutmuş.

"Evet, ne olacak" demiş bizimki sinirli sinirli.

- Hangi maçtı?

- Denizli  maçıydı.

- Denizli'de miydi?

- Evet, oradaydı.

Aradan bir-iki dakika geçmiş. Berber yeniden sormuş:

- Hangi maçtı?

- Denizli maçı.

- Nerede?

- Denizli de dedik ya!

Bir-iki dakika sonra yine ayni hikâye;

- Demek hayatta gittiğin son maç bir Denizli-Fenerbahçe maçıydı   ha?

Bizimki sinirlenerek;

- Evet be, Denizli maçı dedik ya!

Berber birkaç dakika sonra ayni konuyu bir daha sormaya kalkışınca

bizimki

isyan etmiş;

- Kardeşim, son gittiğim maçın Denizli maçı olduğunu elli kere   söyledim.

Niye tekrar tekrar soruyorsun?

Berber açıklamış:

- Denizli  deyince saçların diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum.

Çevrimdışı Sonner

  • Hunomost
  • İleti: 526
  • Cinsiyet: Bay
    • J'Tweete
-Fıkralar-
« Yanıtla #169 : 03 Haziran 2006, 01:52:03 »
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları
geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş.
Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:


"Hımmm!... Çok güzelmiş, ne kattın buna?"


Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:


"Sana koydum efendim!"


Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam
etmiş:


"Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar!..."

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #170 : 11 Haziran 2006, 03:00:19 »
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere
bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest
oluyormuş.

Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya
başlamiş.
Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha
yaklaşmış olduğunu farkediyormuş.
Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala
takılmış, ayi adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam
vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM!.." diye bağırmış.

Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz
olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi
adamın üzerine parlamiş. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:

"Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,
sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun?
Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş.

Adam utanç içinde:
- "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem
haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz."

- Ses "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar
akmaya baslamis. Herşey eski haline dönmüş.

Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş, ve
konuşmaya başlamiş:
"Allah'ım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin
nimetlere..."

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #171 : 11 Haziran 2006, 03:56:46 »
Adanali Cemal, Kayserili Kemal ve Temel bu uc arkadas Bogaz Koprusunde tamir yapiyorlarmis ve karilarida bunlara yemeleri icin bir seyler hazirliyormus. Ama hep ayni seyler.
     Kayserili yemek torbasini aciyor pastirmali ekmek. Adanali aciyor kofte ekmek. Temel aciyor ekmek arasi hamsi. Bu hep boyle devam ediyormus.
     Neyse gunlerden birgun bunlarin canina tak etmis ve demisler yine ayni seyleri hazirladilarsa kendimizi kopruden atalim. Adanali bakmis ekmege kofteli hop assaga atlamis, Kayserilininki de pastirmali,oda atlamis asagi. Temel bakmis hamsili, o da dayanamamis ve atlamis.Bunlarin evlerinde de agit yakiliyormus.
     Adanalinin karisi:
     - Vah zavalli kocacigim kofte ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim.
     Kayserili
     - Vah zavalli kocacigim pastirmali ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim
     Karadenizli ise
     - Vah zavalli kocacigim hamsi + ekmegi ne cok severdi her sabah kalkip kendi hazirlardi..

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #172 : 11 Haziran 2006, 03:57:20 »
:) Diş doktoru...
>      > Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın:
>      >Ah doktorcuğum, bu dişi çektirmektense çocuk dogurmayi tercih
>ederim.
>      >Doktor gayet sakin bir ifadeyle:
>      >Kararinizi çabuk verin koltuğun ayarini ona göre yapacağım.
>      >
>
>>............................................................................
>
>      :) ÖĞRETMENİ SEÇTİM
>      > Temel in 3 tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen, biri
doktor, biri
>de santralcidir. Fakat öğretmenle
>      > evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar
>      > - "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye.
>      > Temel de ona döner:
>      > - Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der,
>santralci de "Şu an meşgul daha
>      >sonra tekrar deneyin" der. Ama ö?retmen ne der? Hadi bir daha
>tekrarlayalym...
>      >
>      >
>      :) YANLIŞ NUMARA
>      > "Alo efendim"
>      > "Pardon galiba yanlış numarayı çevirdim"
>      > "Dikkat etsene geri zekâlı "
>      > "Geri zekâlı sensin, üstüne birde bit beyinlisin"
>      > "Ne sen kiminle konuştuğunu biliyormusun???"
>      > "Hayır"
>      > "Ben İstanbul emniyet müdürüyüm" (biraz sessizlikten sonra)
"Sen kiminle konuştuğunu biliyormusun"
>      > "Hayır"
>      > "Ohhh çok şükür"
>      >
>      >
>      :) ÇEKİYORUM GÜLÜMSE
>      >Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti.
>      >Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.
>      >"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine
dayanamadı, kalp
>      krizi geçirdi ve oldu", dediler.
>      >İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu;
>      >-Bu neden sırıtıyor?
>      >"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye
>      açıkladılar. Üçüncü ceset Temel'in
>      >kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu. "Bu neden
oldu?" diye
>sordu savcı.
>      >"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler.
>      >-Peki neden sırıtıyordu?
>      > -Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.
>      >
>      >
>      :) MİNİ ETEK
>      >Temel Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu:
>      >- "Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bir arabayla, mini
etekli
>      güzel bir bayan durdu ve beni
>      >arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu
bir
>      köseye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip,
>      >- 'Benden ne istersen alabilirsin' dedi, ben de arabasını
aldım. Dursun :
>      >- "İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı."
>      >
>      >
>      :) YÜZÜNÜ KAPAT
>      >Temel bir gün denize girmiş ama çırılçıplak
>      >Köyün çocukları şaka olsun diye Temel'in butun elbiselerini
alıp
>      kacmis, zavallı Temel de denizde
>      >öylece kalakalmis. Beklemiş gelen yok giden yok.Yardim
edecek kimse
>      de yok. Hava biraz kararınca
>      > ne yapsın bizim Temel cikmis denizden.Hemen az ilerdeki
otların
>arasından usulca koyune
>      >doğru gitmeye baslamis.Otlak bitince evine de az kaldigi
için on
>      tarafini eliyle kapatarak evine doğru
>      >koşmaya baslamis. O sırada Onu gören babası bagirmis:
>      >- "Ula salak uşak oranı kapayacagina yüzünü kapasana, kim
taniycak
>oranı?"
>      >
>
>>............................................................................
>
>      :) LEZBİYEN
>      >Temel bara gitmiş. Yanındaki kadınla sohbet ederken kadın: -
"Ben lezbiyenim" demiş.
>      >Temel lezbiyenin ne olduğunu sorunca kadın:
>      >- "Ben yalnızca kadınlarla beraber olurum" demiş.
>      >Temel' in hoşuna gitmiş.
>      >- "Pen ta sizin cibu lezbiyenum" demiş.
>      >
>
>>............................................................................
>
>      :) YANGIN
>      >Adamın birinin evinde yangın çikmis. Komsulari yardıma kosmayip
>olayı
>      seyretmeye baslayinca is basa
>      >düşmüş.
>      >İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarıda
beklemesini
>      söylemiş. Dalmış tekrar duman ve
>      >ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karisini,
sonra
>      köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı
>      >hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış.
>      > Onu seyreden komşularından biri sormuş
>      >"Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiç bir şey
getirmiyorsun?"
>diye..
>      >"Kayınvalidem içeride!" demiş adam
>      >"Arada bir girip çeviriyorum.!"
>
>
>            ________________________________
>
>      Kalabalik bir IETT otobüsünde Ermeni kadinin biri
>      arkasindaki
>      adama:
>      "Noolorus bre, habire arkamdan
>      yüklenooorsun" der...Genç adam gayet sakin... "Otobüs fren
>      yapinca, yani sey,pardon..." der..;Az sonra kadin yine uyarmak
>zorunda
>      kalir: "Bre yüklenip duroorsun...
>      Genç adam yine sakin, "Madam;
>      fren,fren..fren yapinca.." derken
>      kadin sözünü keser "iyi de; o pantolunundaki sertlik
>      noolooor ?"...Bizimki yine yüzsüz yüzsüz,
>      Madam; maasimi yeni aldim,onlar para
>      tomari." diye yanit verir.Madam da bos durmaz,
>      Bre, bu nasil maastir? Taksimden
>      beri,her frende zam gelorrrrrr.

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #173 : 11 Haziran 2006, 03:58:18 »
Temel, Marsa giden ilk astronot olmustu.
Kendisinden hiç haber alinamayan Temel 10 yil sonra döndügünde, bir basin ordusu kendisini bekliyordu.
Sordular:
"Marsta hayat var mi???"
Temel omuzlarini silkti: "Yok ..."
Bilim adamlari, basin, tüm dünya hayal kirikligina ugradi.
Temel uçaga atlayip Trabzon'a döndü.
Aksam evinde ailesiyle kendi dönüsünü seyreden Temel'in oglu sordu:
"Baba, hakikaten hayat yok muydu Mars'ta?"
Temel yine omuzlarini silkti:
"Haçan saat 11 dedin miydu bütün tükkanlar kapanaii!
Sen puna hayat mi diisun?"

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #174 : 16 Temmuz 2006, 03:06:26 »
Temel ile Fadime elele tarlada yururken, dayanamamislar
ve
> > > > >>>> > baslamislar
> > > > >>>>sevismeye... Ama o heyecanla yattiklari yerin tren rayi
oldugunu
> > > > >>>>gorememisler. Derken uzaktan tren geliyor.
> > > > >>>> >
> > > > >>>> > Makinist bir bakiyor raylarin uzerinde 2 insan
sevisiyor..
>Sireni
> > > > >>>> > cekiyor.. Temelle Fadime tinmiyor, 100 m kala tekrar
cekiyor
>gene
> > > > >>>>kacmiyor
> > > > >>>>bizimkiler, 50m..30m derken  imdat frenini cekiyor
makinist...
> > > Vagonlar
> > > > >>>>birbirine giriyor cok buyuk maddi hasar var...Hemen Fadime
ile
> >Temel'i
> > > > >>>>sucustu mahkemesine cikariyorlar...
> > > > >>>> >
> > > > >>>> > Hakim: Ya kardesim treni gormedin mi sireni duymadinmi ?
> > > > >>>> > Temel: Duyduk hakim bey
> > > > >>>> > Hakim: Ula niye kacmadiniz o
> > > > >>>> >  zaman?
> > > > >>>> > Temel: Valla hakim bey bir baktim ben geliyorum , fadime
>geliyor,
> > > > >>>> > tren
> > > > >>>>geliyor.....
> > > > >>>> >
> > > > >>>> > Dedim ki "FRENI OLAN DURSUN.."

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #175 : 16 Temmuz 2006, 03:16:34 »
Papazın karısı ilk çocuğuna hamiledir. Papaz, kilise yönetimine başvurur ve çocuk doğunca geçim zorluğu çekeceğini bildirerek zam ister.

Yüksek kurul, düşünür taşınır ve papazın doğacak her çocuğu için maaşını belirli bir oranda artırmaya karar verirler.

Bir, iki, üç...derken tatlı parayı bulan papaz karısına altı çocuk doğurtur! Yüksek kurul, masrafları iyiden iyiye artan papazı makamlarına çağırıp, uyarmaya karar verir.

"Papaz efendi, nedir bu ya! Altı çocuk! Yetişemiyoruz artık masraflarına, nasıl oldu bu iş??"

Papaz gırtlağını temizler ve vaaza başlar,

".....ve sonuç olarak çocuklar tanrının işidir, ne yapabilirdim ki?"

İhtiyar papazlardan biri dayanamaz:

"Eeee papaz efendi tamam da, yağmur ve kar da tanrının işi ama çoğaldığı zaman korunmak için kafalarımıza lastik şapkalar geçiriyoruz değil mi?"

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #176 : 16 Temmuz 2006, 03:19:42 »

Çevrimdışı basarsoy

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 4235
  • Cinsiyet: Bay
  • Good Souls
-Fıkralar-
« Yanıtla #177 : 16 Temmuz 2006, 22:59:58 »
ihtiyar papazlar yöntemi biliyolarmış :)
Başar

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #178 : 20 Temmuz 2006, 02:00:48 »
Fıkra -1- Bir gün bi uçakta
fransiz,ingiliz,alman,rus,iranli,hollandali ve türk  laylaylom
gidiyolarmis.
Neyse uçak rotasini takip ederek giderken  ingilterenin üstünden
geçiyo.Ingiliz söyle bi asagilari süzüyo ve lafa  giriyor :
- Arkadaslar,burasi benim memleketim ingiltere.Bizim diyo biramiz acaip  
meshurdur sahane biralar üretiriz içmelere doyamazsiniz..
Neyse ingiltere bitiyor fransa nin üstünden geçiyo ve fransiz daliyo: -
Burasi da fransa bizim kizlarimiz meshurdur öpmelere kiyamazsin. Derken
almanya ya geliyo uçak alman bi iç çekiyo ..
- Hey gidi memleket diyo biz diyo bi arabalar üretiriz binmelere  
kiyamazsiniz..
Sonra efenim geliyo hollanda ya hollandali bakiyro sööyle bi asagiya: -
Burasi da hollanda diyo ah o güzel evler diyo bizim evlerimiz meshurdur...
Uçak geçiyor rusyaya sonra (nasil bi rotaysa artik):
- Rus bakiyo assaa bizim diyo kgb miz meshurdur dünya da sinek havalansa
haberdardir...
Sonra irana dönüyo uçak iranli bakiyo söyle bi göz süzerek:
- Abiler diyo burasi da iran bizim de halimiz meshurdur diyo
yumusaciktir.. geldik türkiye ye..
- Türk bakiyo abi assa düsün düsün nerden baslasamki
(o  kadar çok meshur seyimiz var ki en orjinalini söölemeliyim diye) hah
buldum diye düsünüyo ve basliyor anlatmaya...
- Arkadaslar diyo burasi türkiye.Bizim diyo delikanlimiz çok
meshurdur.Oyleki alir fransizin kizini,
içer ingilizin birasini ,atar  almanin arabasina ,götürür hollandalinin
evine ,yatirir iranlinin halisina ,
çatir çatir s.ker , kgb nin de bi s.kimden haberi olmaz.....:-))



Fıkra – 2 –
BİRGÜN BÜTÜN BANKALARIN MÜDÜRLERİ TOPLANMIŞLAR BANKALARINI ÖVÜYORLARMIŞ
SONUNDA SARIŞIN GÜZEL BİR BAYAN MÜDÜRE SIRA GELMİŞ BAŞLAMIŞ ANLATMAYA
-(DUDAKLARINI SEKSİCE GÖSTERİP)
BURASI ŞEKER BANK MÜŞTERİYİ İLK BURADA KARŞILARIZ DEMİŞ
-(GÖGÜSLERİNİ GÖSTERİP) BURASI PAMUKBANK MÜŞTERİNİN İLK BURADA POZİSYON
ALDIRIRIZ DEMİŞ
-(BACAKLARININ ARASINI GÖSTERİP)
BURASI İŞ BANKASI BÜTÜN ÖNEMLİ GİRİŞ ÇIKIŞLARI BURADAN YAPARIZ DEMİŞ. BU
SIRADA DİĞER MÜDÜRLERDEN BİRİ ATLAMIŞ.
-PEKİ HANFENDİ BU BANKALARINIZ İFLAS EDERSE NE YAPACAKSINIZ DER.
-ARKADA GARANTİ BANKASI VAR BEYFENDİ DER.



Fıkra – 3 –
Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş.
Kadın  bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...
- "Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun üzerine
adam: ".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş
tekrar,  kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi
kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar
 tekrar söylemiş. En sonunda bankodaki kadın dayanamamış ve
"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş.
Müdürün  yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş.
Müdür: - "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız
korkarım size  yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın
nedenini anlatır  mısınız?" demiş.
Bunun üzerine adam
"Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu
.mına  kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek
istiyorum"demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
- "Ve bu *rospu size yardımcı olmuyor ha...?"




Fıkra – 4 –
Kral atını çok ama çok severmiş, onu her şeyden üstün tutar adeta üzerine
titrermiş, ama bizim kral son zamanlar baya dertliymiş çünkü atı sürekli
ağlamaktaymış, gel zaman git zaman bizim kral ülkenin dört bir yanına
haber  salmış ve atını güldüreni ödüllendireceğini, malk mülk sahibi
yapacağını  bunu başaramıyanlarında kellerinin gideceğini duyurmuş. Çok
kişi şansını  denemişsede atı bir türlü güldürememiş ve kellerinden
olmuşlar...
Osmanlının biride şansını denemek istemiş ve krala başvurmuş, neyse bizim
osmanlıyı atmışlar ahıra, iki dakika geçmeden atın kahkahaları duyulmaya
başlamış ve bizimkisi ödülünü alıp köyüne dönmüş, kral bu işe bir türlü
anlam verememişsede, atının gülmesine çok mutlu olmuş.
Aradan üç ay geçmesine rağmen at hala kahkahalar atıp gülmeye devam
ediyormuş. Bunun üzerine bizim osmanlıyı tekrar çağırıp atı eskisi gibi
ağlatmasını istemişler.
Bizimkisi yine ahıra dalmış ve iki dakika içinde atı hüngür hüngür
ağlatmayı  başarmış. Kral dayanamayıp osmanlıyı yanına çağırmış ve sormuş;
- ''Yahu osmanlı bu ata sen neyapıyosun''.
- ''Kulağına bişeyler fısıldadım sadece efendım''.
- ''Ne fısıldadın'ki ilk önce kahkahaya boğuldu bu at''.
- ''Hiiiiç sadece benimkisi seninkinden daha büyük dedim''.
- ''Yaa peki nasıl ağlattın''
- ''ikinci seferde çıkarıp gösterdim efendim''...

Fıkra – 5 –
Temel ile fadime evlenirler. Tam gerdeğe girecekleri sırada uzaylı bir
karı  koca gelir. Uzaylı adam temel'e; "Bir geceliğine karılarımızı
değişelim mi"  der. Temel önce hayır der, fakat nasıl olsa yarın bunlar
gidecek diye  düşünür ve kabul eder. Fadime ile uzaylı adam odalarına
giderler. Uzaylı  adam aleti çıkarır. Fadime; "uyyyyyy çok kuçiktirrr"
der. Bunun üzerine adam  sağ kulağını çeker ve aleti uzar. Fadime şimdide;
"uyyyyyy şimdi da çok  incedir uşağummm" der. Uzaylı bu sefer sol kulağını
çeker ve aleti  kalınlaşır. Sabaha kadar seks yaparlar. Sabah olur, hepsi
toplanırlar.  Fadime ve uzaylı adam gecenin çok güzel geçtiğini söylerler
ve temele nasıl  geçtiğini sorarlar. Temel; "sormayın uşaklar *mına
kodumunin karisi bütün  gece kulaklarumu çekip durdi." der.



Fıkra – 6 –
İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış
Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş. En
sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için.
adam gitmiş karakola. komser hemen lafa dalmış.


-anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile yok.

-ben herkesle iddiaya girerim komserim. ve her iddiayı da kazanırım.

-olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.

-size kanıtlıyablirim komiserim.

-nası kanıtlıyacan.

-sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmiyeceğimi anlarsınız.
100  dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.

Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda
olamıyacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan
sol  gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten sonra.

- tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş. adam peki demiş.

- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.
Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha
girmiş  iddiaya. Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış.
komser  yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş. Adam tamam
sizinle son  bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş.
Komser hemen kabul  etmiş.Nedir iddia demiş?

-benim s*kimin uzunluğu buradaki herkesin s*klerinin toplam uzunluğundan
daha fazladır demiş. komser şöyle bi etrafına bakmış. Yaklaşık on kişi
var.  herbirininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. Tamam demiş
girmiş  iddiaya. Adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey.
Komiser hani  uzundu lan demiş. Adam çekin komserim. Çekerseniz uzar
demiş. komser adamın  şeyini çekmeye başlamış. Çekiyomuş çekiyomuş.
Uzamıyomuş. O sırada adam bi  arkadaşına telefon etmiş.

-"Alooo Ali olum komserin eline verdim 10.000 DOLARI hazırla


Fıkra -7-
Ellili yaşlardaki memur hafta aşırı yapmaktadır o işi. Eşide sürekli
kendisini eleştirmektedir.:

-"Alttaki yeni evliler günde iki kez, yan bloktaki on yıllık evliler
haftada  yedi kez yapıyorlarmış" diye.Adam

-"Bunda ne var.Biz de haftasonu onkez yaparız, sonra bir duş alır işe
giderim" der. Kadın son derece sevinir.Hafta sonunu iple çeker. Hafta sonu
 başlarlar her iş yaptıktan sonra adam sorar kaç oldu?

-Karısı her defasında iki, üç diye cevap verir.Dokuzuncuyu yaparlar gün
ışımaktadır.

-Adam karısına onuncu yetişmeyecek herhalde der, duşunu alır işe beş
dakika  kadar da geç kalır. Kendisini daire müdürü kapıda karşılar. Adam
beş dakika  geç kalmanın verdiği mahçuplukla:

-"Efendim beş dakika geç kaldım özür dilerim."

Müdür:

-"Bırak beş dakikayı, sen Pazartesi-Salı nerdeydin önce onu söyle!.."

Fıkra – 8 –
Bir saatten beri suyun içindeydiler. Kız, kendisine yüzme ögrettigini
söyleyen sevgilisine dayanamayarak sordu :
- Sevgilim... Gerçekten parmağını o delikten çekersen su alıp batar mıyım?


Fıkra – 9 –
Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış.Bu böyle sürüp
gitmiş.
Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çagırmış bir daha
yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir
 gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için egilmiş
ve  adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile
kalmış  ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına
çagırmış ve  bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz
demişler. Çocuk  tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye
cehenneme gitmiş.  Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor.
Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki:
-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle?
zebani cevap vermiş:
-*mına koyiim baban izin vermiyo ki eğilipte iki odun atalım!

Çevrimdışı Torque

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5558
  • Cinsiyet: Bay
-Fıkralar-
« Yanıtla #179 : 20 Temmuz 2006, 03:01:40 »
Alemci abi ve ölüye saygı(!)

İmpalaların, şavrolelerin tedavülde olduğu dönemlerde geçiyor olay.
Alemci bir abi, arabanın arkasına davul zurnacıyı almış geziyor...
Davulcu ve zurnacı dönemin şarkılarını,
türkülerini, oyun havalarını çalıyor...
Abi de bir yandan arabayı kullanırken, bir yandan da birasını içiyor...
Arka koltuk orkestrası kıvamına gelmiş,
coşku içinde çalmayı sürdürürken...
Birden müzik kesiliyor, davul-zurnacı susuyor.
Abi birasından bir yudum, sigarasından bir nefes çekiyor...
Dikiz aynasından orkestrasına bakıp soruyor:
"N'oldu lan? Niye sustunuz?"
Adamlar abiye cevap veriyorlar:
"Abi... Mezarlığın önünden geçiyoruz da..."
Abi, "Haaaaa..." diyor,
"Fatiha'yı çalın lan o zaman!.."