Çocuğumuzun adı ne olsun
Kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş,annesi o aksam kızına öğüt veriyormuş.
-Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır. Neyse kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç kızı dansa kaldırmış, dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış. Kız hemen 'çocuğumuzun adı ne olsun' demiş, genç tırsmış ve gitmiş. Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine 'Çocuğumuzun adı ne olsun' demiş ve genç yine panik bir şekilde kaçmış, biraz sonra bir genç daha gelmiş, dansetmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış, kız yine 'çocuğumuzun adı ne olsun demiş ama değişen bir şey yok daha sonra dışarı çıkıp ıssız bir yer bulmuşlar kız yine 'Çocuğumuzun adı ne olsun' demiş gençte yine bir şey yok biraz sonra genç kızın elbiselerini çıkarmış kız yine 'Çocuğumuzun adı ne olsun' gençte yine bir şey yok genç kızla sevişmeye başlamış kız 'Çocuğumuzun adı ne olsun' demiş genç yine sessiz bir süre sonra genç işini bitirmiş kız yine 'Çocuğumuzun adı ne olsun' demiş. Genç kalkmış prezervatifi çıkarıp bir düğüm atmış 'Buradan çıkabilirse David Cooperfield olsun'
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -----
Tetikçi
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:
- 'Para nerede?' Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- 'Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum.' Tercüman tercüme etti:
- 'Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. ' Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı :
- 'Şimdi sor bakalım, para nerede.' Tercüman işaretle sordu:
- 'Para nerede?' Sağır
-dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi:
- 'Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var.'
- 'Ne söyledi?' dedi Baba. Tercüman yanıtladı:
- 'Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz göt istermiş.'
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- ---
Vazelin
Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek 'yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz' demiş. Adam motorunu göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş.
Akşama doğru kız 'gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz.' demiş. Hemen arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş. 'Yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz.
Konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar...' Adam 4 kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık... Uulan bir konuşursak yandık demiş...
Yemek yerken aklına 'Ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez.' fikri gelmiş. Kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok.
Bir de öpeyim demiş, Öpmüş gene çıt yok.. Ulan ben bununla bu işi burada pişireyim demiş. Herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. Adam iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da yatmış. Gene çıt yok. Tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. Bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış.
- 'Tamam tamam koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım'
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- ---------
4 Rahibe
4 rahibe ölmüs ve cennet cehennem sınırında sorgulamaya alınmışlar. Sorgulama meleği demiş ' şimdi herkes sırayla dünyadayken işledigi en büyük günahı anlatsın. Sakın atmayın tespit ederiz. 1. rahibe ben hayattayken bir kere penise dokunmustum parmağımın ucuyla demiş melek hangi parmağınla diyince sağ elinin isaret parmağını göstermiş. Melek: Tamam yavrum şimdi git ve günahı işlediğin o parmağı yan taraftaki kutsal suya sokarak arın günahlarından demiş. 2. Rahibe ben hayattayken bir kere penisi tutmuştum Melek: hangi elinle demiş. Sag elini kaldırmış 2.rahibe, melek de ona gidip o elini yandaki kutsal suya sokarak günahlarından arınmasını ögütlemiş. Bu sırada 3. rahibeyle 4. rahibe aralarında fısıldaşıyolarmış. Sonra aniden yer değiştirmişler. Sorgulama meleği bunu farkederek: 'Bir dakika ne oluyor, siz niye yer değiştirdiniz ' diye sorunca daha önce 4. sırada olup 3. sıradakiyle yer değiştiren rahibe: ' İzin verirseniz, arkadaş kutsal suya g.tünü sokmadan ben bi ağzımı çalkalayıp çıkayım efendim...
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- --------- -------
Meraklı Papağan
Adamın biri sevdiği kadınla evlenmiş ve ilk geceleri. Tam sevişecekler kadın demiş ki 'aaa! aşkım şu papağan bize bakarken ben rahatça sevişemem. Adam da hemen dönmüş papağana demiş ki: Dön arkanı ve ikinci bir emre kadar sakın önüne dönme yoksa Ananı ......! Papağan bunun üzerine dönmüş ve rahatça sevişmişler. Sabah olmuş adamla kadın balayına gitmek için bavullarını topluyorlarmış. Papağanın hala arkası dönükmüş. Karı
-koca bavulun kapağını kapatamamış ve kadın adama demiş ki: Sen bunu sabit tut ki oynamasın ben dolabın üstüne çıkıp üstüne atlayacağım o zaman olur... Bunu duyan papağan aniden önünü dönmüş ve adama demiş ki: DEĞİL ANAMI SÜLALEMİ S..... BU POZİSYONU KAÇIRMAM...
------------ --------- --------- --------- --------- --------- --------- ----
Üniversite Hastanesi

))))
Yaslıca, ancak kadınların yaşlanabileceği kadar yaslı bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür hastahanede yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Ord. Prof. basta, arkasında Doç'lar, sonrasında başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende 'Vizitelere' uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Ord. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler? Hemen filmler ışıklı panoya yerlestirilir. Sert ve kararlı bir ses:
- EKG ? Derhal 'Trase' hocanın önüne serilir,
- Eforlusu ? O da hemen açılır hocanin önüne.
- Laboratuvar tetkikleri? Her sey önceden hazirlanmistir.
- Elektroansefalograf i ?
- Buyrun hocam.
- Emar ? Disarida çektirilmis(! ) emar da konulur büyük patronun önüne.
- Sintigrafi? Anjiyo?... derken büyük şef sorar :
- Scan oldu mu ?(ingilizce telafuz ediniz) Kadından gelen cılız bir ses :
- Bi onu yapmadılar !