Gönderen Konu: Sevgili Günlük  (Okunma sayısı 1445178 defa)

0 Üye ve 122 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #30 : 14 Ocak 2008, 01:51:48 »
duygu teşekkür ederim yazdığın için..
günlüğünü istemeden okudum:):):):)
dişçi değil de diş dokturu demen sana ağrılarında yardımcı olacaktır bunu dene.
sırf dişçi dediğimiz için bana ne acılar veren bir dişçim vardı.ömrümden ömür çaldı.Ağzımın içinde inşaat yaptı resmen.Geçmiş olsun sana.
krep dediğin şeye bizim Konya yöresinde "akıtma" deniyor ayrıca ...:):):):)

Çevrimdışı duygu

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2793
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #31 : 14 Ocak 2008, 13:03:16 »
dişçi demiyorum hiç, çok kızıyo çünkü :) burda bile yazmamaya özen gösterdim, sadece bi yerde ağzımdan kaçmış :):)
ewt akıtmayı da çok duydum :)


'Peace has never come from dropping bombs. Real peace comes from enlightenment and educating people to behave more in a divine manner.'    Carlos Santana

Çevrimdışı er@ser

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 613
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #32 : 14 Ocak 2008, 16:58:03 »
uyuşturucu iğneyi çaktı iki yerden, damağıma vurduğu yer çok acıdı ama, yaşıma başıma bakmadan birazcık bağırdım.

etap görmüş bayan terimlere dikkat edin :D
Akay AKCA

Çevrimdışı duygu

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2793
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #33 : 14 Ocak 2008, 21:34:58 »
akay iyi yakalamışsın :) hem etapçı hem de bi erkek topluluğu içinde olmanın kelime hazineme kattığı çok şey var aslında ama size çaktırmamaya çalışıyorum :D


'Peace has never come from dropping bombs. Real peace comes from enlightenment and educating people to behave more in a divine manner.'    Carlos Santana

Çevrimdışı şoför_nebahat

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 1039
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #34 : 14 Ocak 2008, 22:25:16 »
Sevgili günlük,

Acayip bişeysin sen günlük. İnsan duygusallaşıyor yazarken. Böyle içimden şiirler felan yazasım geliyor. Ama o kadar abartmıyım.

Bugün acayip yoğun bi gündü. Üstelik çok geç yatıp erken kalkmış olmanın verdiği uykusuzluk problemi de eklenince acayip yoruldum. Dün gece kuzenim geldi. Akşamın 9unda kuzenime direksiyon dersi vermek için dışarı çıktık. Kuzenimin 5 numara bozuk gözleri ve karanlığa bir de camların buzlanması da eklenince oldukça başarısız bi çalışma gerçekleştirdik. Direksiyon sınavı varmış cumartesi. Artık napalım Allah yardımcısı olsun. Sonra gece 4 buçuğa kadar çene çaldık. Sonra uyumuşum.

Sabah oldu ve mecburen 7.45de uyandım zira dersim vardı. Okula gitmek için hazırlanıp çıktık ki ne görelim? Eryaman içinde bi trafik bi trafik 3-4 tane kaza yapmış araç yığını geçtik. Tabi ben hocayı arayıp geç kalacağımı bildirdim zira geç de kaldım. Okula koştur koştur vardım. Bugün dersi ben anlatcaktım. 1 aydır uğraşıp yazdığım semineri hızlı hızlı anlattım. Konum sporcularda ergojenik beslenmeydi. Hoca tatmin olmadı dersimden. Bi sürü ek bişeyler istedi. Elim mahkum yapıcam ki gene zira aynı hocayla seneye tez yazmak zorundayım. Bazen diyorum ki ne zorum vardı girdim bu işlere? Sonra diyorum ki girdin madem bitir zeyno.

Dersten sonra kütüphaneye gidip bikaç kitap aldım. Sonra onları fotokopiciye bıraktım. Korsan kitap olayına girdim orjinalleri çok pahalı. Sonra baktım saat 11'e geliyo daha kahvaltı etmemiştim. Öğle yemeği vakti gelmişti. Ankamall e gideyim yemek yiyip zaman öldüreyim dedim. Kumpir aldım. Sonra yemek yerkene öcala mesaj attım. Alperin numarasını istedim. Soner matchboxlarımızı yollamış vaktim varken alayım dedim. Alpere mesaj attım. Cevap vermedi. Ben de gidip D&R dan bikaç kitap aldım. Sonra oturdum Ankamallde bi deri koltuğa aldığım masal kitabını okudum. Narnia günlükleri diye bi serinin 1. kitabı.

Sonra arabayı ankamallde bırakıp metroyla kızılaya gittim. Toefl için ders alıyorum. Dersime gittim. 3 saat sürdü. Bi sürü test çözdüm. Yeni kelime öğrendim felan.

Sonra metroyla ankamalle gittim arabayı aldım sokulluya arkadaşıma gittim. Çay içtik lafladık biraz. Sonrada eve gelmek için yola çıktım yolda migrosa uğrayıp bi takım gıda alışverişi yaptım. Eve geldiğimde saat 10a geliyodu. Her zamanki gibi ilk iş bilgisayarımı açtım. Forumu okudum.

Şimdi niyetimde odamı toplamak var. Zira it anasını tanımaz derler bizde o hesap dağınık yani.

İşte böyle günlük şimdi çaya çağırıyolar... Alper iş yerinin adresini yolla bana bi. Belki yarın uğrarım.

günün lafı: zira...


Yarın Burak yazsın bakalım :)
--Zeyno--

Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #35 : 14 Ocak 2008, 23:08:44 »
tebrikler hocam güzel bir nalatım yapmışsın...
eryaman içindeki trafiği ben görmeden eve geri girdim ..
tartılmadım ama eminim hatta kesin yüzde bin kilo verdim..
sonra evdeydim.yarın ve sonraki 2 gün daha  şerıtında futbol federasyonunun organizasyonunda çalışcam.bana hava değişimi olucak biraz harcayacak para tabiki.gelmeyi düşünen varsa perşembe günü sadece haber versin bana..
bütün gün evde hatta gün geceden beri medieval totoal war 2 oynuyoruz.ilk defa bir oyunu iki kişi pür dikkat monitöre bakarak ve heyecanla oynuyoruz.
gözlerim şişti.şimdi traş odum gömleğimi ve pantülümü ütülüyip aşağıda yatıcam.
perihan yine bizde...kurtulmak istiyoru(z)m ama olmuyor ...
günün sözü:"bu ne biçim hayat bu dingil hayat bu ne manyak yaşam tarzı bu ne bohemnia"
günün olayı:"klavyeye çay döktüm ama diyet yaptığımdan çay şekersizdi.buı diyet bana çok yaradı..."

Çevrimdışı şoför_nebahat

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 1039
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #36 : 15 Ocak 2008, 12:57:50 »
:D dün gece bu günlük yazısını yazdıktan sonra çok geçmeden uyudum :) rüyamda Alper in şiirli miirli bi yazıyla bana kızgın bi cevap yazdığını gördüm :) :) bi de Turan'ın askere gideceğini gördüm :) :) Ankara çıkmış Turana bi muharebe bölüğü detayları göremedm :P :P :P
fal gibi rüya :D :D
--Zeyno--

Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #37 : 15 Ocak 2008, 20:27:24 »
call of duty?

Çevrimdışı vipercann

  • The Ultimate Driving Machine
  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5371
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti kişisi
    • http://www.hunomost.org.tr
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #38 : 15 Ocak 2008, 22:19:06 »
Sevgili günlük,

Şöyle bir düşündümde sana en son anlattığım olay, sınıf arkadaşım serdar’ı dövüp sonra öğretmene kendimi şikayet etmemdi… çünkü o sataşmıştı ve bende onu dövmüştüm, haklıydım yani, o yüzden “seni öğretmene söylicem olm”  diye tehdit edilmeye fırsat vermeden tehdit unsurunu ortadan kaldırmıştım. Bir nevi keyser söze durumu yani. Neyse…

Bu sabah yine telefonumun öperek uyandırır gibi yumuşak alarm sesini duyar duymaz gözlerimi açtım, açtım ama ertele tuşunun hangisi olduğunu görebilmek için sadece… ve yine her sabah olduğu gibi “Kalkmıyorum lan dedim, yiyosa gelin kaldırın.” Sonra tekrar gözlerimi kapattım ancak kapatır kapatmaz gözümün önüne bankamatik ekranındaki “kullanılabilir bakiye……0.00 YTL” yazısı geldi, eğer uyumaya devam edersem o ekrandaki rakamların asla 3 basamaklı olmayacaktı... uyandım… daha traş olacaktım, aynanın karşısına geçtim ve sakallarıma baktım, dün kesmiştim aslında, bence gerek yoktu tekrar kesmeye. Kesmedim. Sonra valide sultan kahvaltıya çağırdı. Oturdum, kahvaltımı ederken annem her sabah olduğu gibi bu sabahta “kahvaltıda içilen çayın tadını başka hiçbir zaman alamıyorum” dedi, ve ekledi “dimi oğlum?” “evet anne.” demekle yetindim sadece… kahvaltıdan kalktım, üstümü giyindim, botlarımı bağlarken upuzun atkımın uçları yere değmesin diye türlü maymunluklar yaparak atkıyı oyaladım. “Güle güle” diyerek merdivenlerden indim, ancak apartmanın dış kapısına geldiğimde bir an duraksadım, hata yapmıştım… evden çıkan kişi “allahaısmarladık” demeliydi…”güle güle” değil… sonra servise geç kalmamak için insanların beni hatalarımla sevmesi gerektiğine kendimi inandırarak adımlarımı hızlandırdım. Servisi beklediğim yerde her zamanki insanlar vardı. 2 metre yanımda liseli bir kız, 5 metre gerimde devlet memuru oldukları her hallerinden belli amcalar ve bir adet sürekli titreyen ama üzerine hala ince şeyler giymeye devam eden teyze vardı. Yine onların servisleri önce geldi, ve hepsi o kadar mutlu oldular ki yine, her sabah aynı mutluluğu nasıl yakalayabiliyorlar diye kendime sormadan edemedim.

 Derken bizim servis göründü, geldi önümde durdu, kapısını açtı ve bindim, içeri adımımı atar atmaz bir kadın sesi “dikkat” diye bağırdı. Ama artık alıştığım için paniklemedim. Evet servisim bir adet 2007 model peugeot J9’du… ilk başlarda kabullenememiştim ama bununla yaşamayı öğrendim sanırım. Neyse… her zamanki gibi şöförün hemen arkasındaki köşeye iliştim. Rahat rahat öne oturabilirdim, çünkü para uzatma derdi yoktu, “şurdan bi ostim” diyerek omzunuzu çürüten insanlar yoktu… hava soğuktu ama sanki servisin içi daha soğuktu. Güya çorum kaloriferi takmışlardı… ama yolun yarısında anca ısınıyordu alet. Ve bu seferde öyle bir ısınıyordu ki, çıkar üstü başı şortla otur yani.. yok mu arkadaşım bunun ayarı diye sordum kaç kere. Yokmuş, bi açma bi kapama düğmesi varmış.. ikibini sekiz geçe süfer teknoloji yani bravo… bunları düşünürken sıcağın verdiği rehavetle uykuya dalmışım tabi. Fabrikaya 1 km kala asvalt tam oturmadığı için arabaların sürekli sağa sola fırlattığı çakıl taşlarının çamurluğa çarpma sesine uyandım tabi. İnsan iki gram zift döker be Allahsız belediye… neyse fabrikaya gelip servisten indik. Kart basmak için sıra beklerken yavaş yavaş burnumun içinin donmaya başladığını hissettim… koşa koşa içeri girdikten sonra kantinden kupamı alıp sıcak bi çay koydum… ve yine sıcak insanlar eşliğinde sıcak bi sohbetle çayımı yudumlarken ısınmıştım bile… çayım bittikten sonra artık iş yapma vaktiydi.

 Dubai fuarı için hazırlattığımız ürünleri yetiştirmemiz gerekiyordu ve çözülmesi gereken bir çok detay vardı daha. Şimdi oturup burada akşama kadar yaptığım şeyleri anlatsam eminim bi bu kadar daha yazı çıkar. O sebeple sıkılma diye onları yazmıyorum günlük. Bildiğin iş hayatı… akabinde akşam olup mesai saati bittiğinde bende çok yorulmuştum artık, ama yorulduğuma deymişti, yepyeni bir ürün çıkarmıştım ortaya, her gelip bakanın “güzel olmuş güzel, vallahi bravo” demesi çok hoşuma gitmişti. Gururlanmıştım. Çalışıyor olmanın ender güzelliklerinden biriydi yaşadığım. İşe yaramıştım, onu ben yapmıştım…

Sonra servise bindik, sabahki düşündüklerimi tekrar düşündüm, ve yine uyuklarken bu sefer “dikkat” diye bağıran teyzenin sesiyle uyanıp evimin yakınında inmiştim. İyi akşamlar diyip evime geldim, yemeğimi yedim, duşumu aldım, sonra aklıma geldi günlük yazma görevim. Oturdum yazdım. Hatta yazıyorum hala daha… gün henüz bitmedi ama benim yapacağım şeyler belli zaten. Birazdan bi bölüm prison break izlerim, veya niptuck bilmiyorum, onu izlerken uykum gelir uyurum. Bi gün böylece geçmiş olur…

Adet olduğu üzre;

Günün sözü: güzel sanatlar fakültesinde nü çalışma sınavında öğrenciler orasını burasını açıp kopya çekiyo mu abi? (yeni mezun iç mimara yöneltilen soru)
Günün olayı: öyle menteşe yok abi yeryüzünde dendikten iki saat sonra öyle menteşenin fabrikaya getirilmesi…

Yarın kim yazsın?? Şepnemmmmm





Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #39 : 16 Ocak 2008, 00:09:05 »
sırf iş yerinde ne yapacak diye okudum, ama asıl kısmı geçmemişsin, asıl olan senin için servismiş onu anladım. neyse benim beklentilerim bunlardı.

Çevrimdışı Özgür

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2663
  • Cinsiyet: Bay
    • hunomost.org
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #40 : 16 Ocak 2008, 01:40:54 »
"dikkat" diye bağıran kadın ne iş hacım?

Çevrimdışı Šafak

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 6885
  • Cinsiyet: Bay
    • msd
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #41 : 16 Ocak 2008, 02:25:34 »
Karsan o aracı yurt dışına da sattığını söylüyor. Her binişimde pür dikkat kesiliyorum ve "attention", "achtung" ya da "إنتباه" demesini bekliyorum ama olmuyor. J9'un bir de Maxi'si çıkmış, çok acayip.

Çevrimdışı vipercann

  • The Ultimate Driving Machine
  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5371
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti kişisi
    • http://www.hunomost.org.tr
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #42 : 16 Ocak 2008, 08:35:59 »
"dikkat" diye bağıran kadın ne iş hacım?
linki okumadın mı abi. kapı açılıp kapanırken uyarı niteliğinde bir ses... çok etkili ama...

turan sana işimi bi ara detaylı olarak anlatırım ben. hatta gel fabrikayı gezdiriyim..





Çevrimdışı şebnem

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 1254
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #43 : 17 Ocak 2008, 06:20:52 »
Canım günlük;

Bu sabah 10.00da alarmım çaldı ama kalkmadım yarım saat sonra "bitti, sınavlar bitti! diyen mesajıyla kalkmak zorunda kaldım. bu hafta sınavlarıma hep son gece çalıştığım için bu sabah biraz uyumak istedim sonra düşündüm ben çalışma işini son geceye bırakarak heyecan yaratmayı seviyorum galiba, bu adrenaline bağımlıyım dedim. sonra mutfağa gittim, çoşkulu bi şekilde günaydın anne diyecektim ki ben cümlemi tamamlayamadan annem irkildi farketmemiş geldiğimi ben de fazla çoşkulu söledim galiba. sonra keyifli keyifli yaptım kahvaltımı baktım saat 11.30 olmuş, 11:45te sıla gelcek almaya, 15 dakikada hazırlanıp çıktım evden, düşmemeye çalışarak hızlı hızlı yürüdüm, gelmiş sıla. bindim arabaya selamlaşma faslından sonra co-pilotluğumun bi parçası olan müzik işine el attım. sonra geldik okula, otoparktan kapıya doğru giderken yüzümde bi avuç kar patladı. karlar gözlük camlarımdan aşağı inerken gördüm bunu yapan haini. tabi ki sılaydı. esra ile ikisi kopmuşlar gülmekten elimde eldivenim olmadığı ve üşüdüğüm için intikam almak istemedim ama and içtim bi gün bunu ödetmeye. zaten kapıya giden yokuş buz tuttuğu ve yukarı çıkamadığım için sılaya ihtiyacım vardı. iki dakikada dikey limit filmini çektik valla o bana yukardan elini uzattı ve çekti yukarı. neyse çıktık sınıfa bugün iletişim ve medya sınavıyla bitirecektik ilk yarıyı. hocayı beklerken bi arkadaş bana ve arkadaşlarıma "sizi saç boyası reklamında oynatmak istiyorum,siyah,kızıl ve sarışın; charlie'nin melekleri gibisiniz " dedi. güldüm geçtim.sonra geldi orhun hoca ve dağıttı kağıtları, haber çevirisi yapacaktık, baktık papa ile ilgili yaa dedim hoca bozmuş kafayı papayla 2.vizede de onunla ilgili bi haber vardı. sonra diğer haber çok komikti. yunanlar rahatlamak için e-beddua sitesi kurmuşlar kendilerini sinirlendirenlere burdan beddua ediyorlarmış siteyi en çok da terkedilen aşıklar ziyaret ediyomuş normal olarak. sınavın ortasında baya bi geyik yaptık bununla ilgili. Sınavım fena değildi geçerim büyük ihtimalle. Kendi derslerimi hallettim ama yandan battım günlük, yandal derslerimden yönetim hukukundan kalıcam. Sonra hep üstten mi alacam bi de alttan ders alayım bakim nasıl oluyo diye rahatlattım kendimi. Koridorda asalet hocayla karşılaştık, çocuklar kurtarma ödevi vermeye gerek yokmuş finalleriniz iyi görünüyor dedi benim yüzümde acı bir gülümseme “ Allah seni bildiği gibi yapsın zaten tıp terminolojisi finalinde de yaktın bizi, o kadar şey bilsem beytepede değil sıhhıyede okurdum insafsız kadııın” diye haykırdım içimden yüzüne karşı.

Akşam bizim evde buluşmak üzere ayrıldık gizem ve sılayla. Ben armadaya gittim dayımın oğlu umut kağana benden istemiş olduğu oyuncak mikrofon ve davul bi de Beşiktaş forması almak için.akşamları beni arayarak “çenbi,bu ben oluyorum,en büük beşiğtaş! demesinin mükafatını almalıydı paşam.Zaten bi tane oyuncakçı varmış oradaki görevliye sordum kalmadı dedi. Şaşırdım alt tarafı bi mikrofon ve davul baya bi gözde oyuncaklar olsa gerek diye düşündüm. Mağazaları dolaşmayı pek sevmediğimden alışveriş yaptığım belli başlı mağazaları gezdim ve kendime bir hırka aldım.

Sonra eve dönerken otobüste bi genç telefonda konuştuğu arkadaşına “puh yazık sana,köpek bile senden daha haysiyetli şarkısını armağan ediyorum”dedi, dumur oldum,otobüste telefonla konuşmak yasaklansın dedim içimden. Eve geldim, yarım saat sonra gizem, 1 saat sonra da sıla geldi.yemeğimizi yiyip haftalar öncesinden planladığımız finallerden sonra kafa dağıtma alemimizi gerçekleştirmek üzere odama geldik.
Bu akşam başımızdan geçenlere değil kafamızdan geçenlere içiyoruz günlük. Şerefine.

Günün sözü: insan olmak yetmez, yetmiyor zaten. Süpermen olmak lazım bazen.

Benden sonra günlüğü şafak’a devrediyorum.

 
bu arada benim forum saatim sapıtmış, ayarlardan değiştirmeyi  denedim olmadı. ne yapmalıyım?
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2008, 14:31:19 Gönderen: şebnem »

Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #44 : 17 Ocak 2008, 21:35:47 »
neyse çıktık sınıfa bugün iletişim ve medya sınavıyla bitirecektik ilk yarıyı. hocayı beklerken bi arkadaş bana ve arkadaşlarıma "sizi saç boyası reklamında oynatmak istiyorum,siyah,kızıl ve sarışın; charlie'nin melekleri gibisiniz " dedi. güldüm geçtim.


bu arkadaşın kralmış