günlük Ankara'ya geldim ama çok değişik duygular içindeyim.Böyle bir kaygısızlık ve pişkinlik biraz eziklik ile erinereke geldim Ankara'ya...Gelir gelmez Şafak arkadaşı aradım evimin anahtarı için ve akabinde Özger ile bağlantıya geçip 2 aydır imrenerek reklamlarını izlediğim McDonalds'a gittik.Ne bulsam yedim yedirdim...Güzel bir sohbet akabinde kahve içecek yer bulamama gafleti ile Gürko'dan 2 marmara kapıp neşemizi bulmaya başladık.Ertesi sabah yarım günde olsa işe gidecek olan bizler (özger ve ben) gün yeni saatlerine başladığında ertesi günün kıyafet tercihine düştük hanımlar gibi...
Sabah Özger'in ofise gittim eski arkadaşlarımı gördüm sonra bizim plazaya geçtim.Ufak tefek bir kaç iş ve eser miktarda güzel haberle bayramın ilk iç ısıtan ışıkları geldi.Ama küresel ekonomik dengesizlikler ruhumu kaplar olmuştu.
öğleden sonra eve geldim 2 parti çamaşır attım.Daha bunlar kuruyacak ve ütüsü vardı.Sonra şafak ilen evde oturduk.Akşam onu eve bıraktım sonra özger'i evden aldım biraz dolaştık.Cem abi'nin yanına gittik bir çay içtik.Eve geldik sabah bizim çocukları evinde ziyaret edip, el öpüp şeker toplama kararı aldık ama özger hala uyuyor.Bense dinamik ve terbiye edilmiş daha yeni yoğurulmuş ve ısıtılmış kaslarım ile sabah koşumu tamamlayıp eve gedim.şimdi takımlarımızı giyip el öpmeye çıkıcaz bugün süpriz bir kaç Hunomost'luyu evinde bayram kutlamaya gidicez.Akşam rakı içicem günlük canı isteyen düşünen varsa haber etsin böle tsm eşliğinde için için kavrulan bir edayla zihnimi sarhoş edicem.
Günlük çok yoruluyorum ama "gmy" olmak nasıl bir duygudur başar arkadaş bilir.Akay usta'nın dediği gibi "iş olmazsa aş olmaz", Duran usta'nın dediği gibi "Ne nasıl bir yaşam arkadaş, plaza insanı bunlar", Burak-canımın dediği gibi "ben ramazanda oynamam arkadaş", ve özlenen birçok değerim ve canlarım gibi listesi çok uzun sürecek bir buruk elvada tadında yine 40 günlük bir ayrılığın başlangıcında olucam.
Günlük şiir yazardım ama Şafak bana inanmıyor tribünlere oynuyorum sanıyor.Ben yazıyımda isteyene özelden gönderiyim.
Günlük ben 2 sene önceki her halimi ve anımı ve anımı özlüyorum.Büyümek, adam olmaya alışmak fütursuzca kaygılar olmuş hayatımda...Çok ilginç bir sevgi var aramızda ve inanılmaz bir bağ.Bunun içnde dalgalanmak ve yine yalnız geçirdiğim bir bayramda "olsun, bizim çocuklar var" diyebildiğim, zorum zor, imkansızımın uçurum olduğunu görecek, beni ben oldupum ve onları sevdiğim içn seven tüm arkadaşlarımın varlığını bilmek,inan aldığım 3000 ytl(aslında 1500 öro) maaş kadar değeri yok.
Günlük uzakta olup duvara bakmak, her türlü imkanınla dağların ardında kalmak ve sadece bir kaç cümle okuyarak insanları yakınında hissetmek, konuşmaya hasret kalıp susuz ve ekmeksiz börek yemek gibiler.Bir bayram içinde benim gönlümün bayramları oluyor sevdiklerim.Hayatın değersiz kısımları böyle kıçım2ı yayarak oturduğum yerde yazarak,ayar vererek olmuyor.Ne demişler gez dünyayı gör Konya'yı...
çok ilginç ve konsepte uygun bir kliple son cümlelerimi yazarken günlük,biraz daha beklesin beni seven gözler, bir kar yağışında geldiğim gibi gelicem yanınıza...
öperli...
http://www.izlesene.com/player2.swf?video=542158yitip giden gençliğimin en güzel anlarının resmidir...
isteyene bir de bu var