Gönderen Konu: Sevgili Günlük  (Okunma sayısı 1445974 defa)

0 Üye ve 70 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #15 : 09 Ocak 2008, 02:07:02 »
olur arkadaşımm bölme günlüğümüü...
sevgili günlük bugün yine öğlene doğru uyandım ...
odamda ilk defa bir erkek vardı sabah gözlerimi açtığımda sanki özgür'le etaba gittiğimiz günlerdeki hemen uyandım sanki yarışa gidecek gibi...
odamdaki erkek onur'du
neysee
uyandım aşağı indik ve haşlanmış yumurta yedim bir tanee
böle kıvamı çok güzeldii
4 dilim ekmek hakkımı onunla harcadım pişman değildim geri kalan bir kibrit kutusu ölçüsündeki peyniri az yedim yerine 1,5domates ve biber yedim..(bu arada zeynep hocam biberi közlesem bişey olur mu??)neysee kahvaltının son altın vuruşunu bir çay kaşığı bandırdığım ile sonlandırdım..
şekeriz çaya devam..
vee 12 gibi yediğim yemeğin üzerine saat 7 gibi dünden kalan pilav ve bezelyeye takviye olsun dşye domates çorbası yaptık.ben 1 tabak domates çorbasını bana mısın demeden götürdüm içine birazda kaşar tabi..sonra çok az pilav ile bezelye ve 30gr tavuk etini yedim yanında 2 kaşık yoğurt ile ve yemekte 3 dilim kullandım ekmeği..ayrıca ekmekleri onur hiçte adil kesmiyor bana hep ekmeğin burnundan kesiyor böylece boyutları küçülüyor ama sesimi çıkamıyorum şimdi idet yapıyorum stresliyim diye canını yakmak istemem :):):)
neysee yemekten sonra arkadaş geldi 2 bardak diet coke aldım yanında da 150kcal değerinde dido yidim..buna izin vermiştim zeynep hocam...
diet süper gidiyor kilo verdiğimi ruhen hissediyorum.fiziken böyle bir yorgunlukta yok hala canavar gibiyim performans kaybım da yok...
biraz uyku sorunum olduğundan çok acıkıyorum ama meyve ile idare ediyorum artık...
25 yaşında hemde ne cıvır olur sen bilin mi arkadaşım...
neyse;
günün sözü:"para üstüne çekirdek veriyim"diyen  büfeciden geliyor...
günün olayı:"sayısaldan 3 bilmişim parayı amorti ettim"
:):):):)
bence herkes böyle bir günlük tadında başından geçenleri ekleyebilir mesela yarını özgür arkadaşın günlüğü olarak ilan ediyorum o da en az 200 kelime ile özetliyecek ve bitirince yarının adayını yazacak..yazmayan arkadaşa topluca bir ceza belirliyecez...
en duygulu ve en güzel günlüğü yazana ise süpriz tamamen bana ayit bir hediye vericeğim...




Çevrimdışı Özgür

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2663
  • Cinsiyet: Bay
    • hunomost.org
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #17 : 10 Ocak 2008, 11:46:26 »
birader yeni gördüm dur bakalım. akşam yazarım.

Çevrimdışı Özgür

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2663
  • Cinsiyet: Bay
    • hunomost.org
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #18 : 10 Ocak 2008, 23:40:47 »
sevgili günlük,
bugün iki sınav daha atlattım, kaldı 6. şu an çok çişim var o yüzden kısa tutmak zorundayım. bugün kayda değer bi şey olmadı hayatımda. gece erdo bizdeydi, ders çalıştık sabahaça, sonra okula gittik sınavlara girdik. eve geldim doritos üçün beşi çaktım bi tane. sonra feysbuk falan takıldım biraz. sonra uyudum. şimdi uyandım foruma girdim aklıma burası geldi yazayım dedim. finaller bitince ben de öcal yoldaş gibi diyete başlıyorum. ama onunki gibi ıktan değil, sporlu falan. bu arada öcalla iddiaya girdik. 24 şubat günü 80 kilo olacağını iddia ediyor. eğer 81 ya da daha fazla çıkarsa bana bir kemer alacak. "eğer 80 kilo olmayı becerirse" diye cümleye başlamamla birlikte kahkahalarınızı duyar gibi oluyorum.

evet duran usta, günlük yazma sırası sende. biliyorum ki fırsat doğunca hezeyana başlayan bir insansın. içinde fırtınalar kopuyor. dök onları foruma, rahatla. 11 ocak cuma günü yaşadıklarını o günün akşamı bizle paylaşmakla yükümlüsün. öpüyorum.

Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #19 : 11 Ocak 2008, 16:21:14 »
sevgili günlük,

bugün öğleden sonra ders yoktu, gecikmiş faturalarımı yatırayım dedim. Arkadaşım arabayla metro durağına bıraktı ve başka bi arkadaşımla kızılaya gitmek üzere metroya bindik. Metroda mangoyu kötüledim, zarayı yücelttim. Zara'nın parfümünden konuştuk ve özgürden "bi arkadaşım da o parfümü kullanıyo" diye bahsettim, o ise kız arkadaşlarının da parfümü çok beğendiğini söyledi . Metro'da elin kurumuş dedim, elimi beğendi ben ise krem sür dedim. Neden sonra kendimizi sevgililerimizden anlatırken bulduk. Şikayetçiydik, bi ara gözleri doldu, çocuk 2.yıllarını unutmuş. Üstüne gitme diye de telkin verdim. Çok parallellik taşıyan ilişki sohbetimizi  "vay be ne benzer yanlarımız var" diyerek noktaladık, o sırada kızılaya gelmiştik bile.

Gecikmiş faturalarımız vardı ve yatırmamız gerekiyordu. Ancak farkettim ki ben nereye gitsem oraya geliyor, topuk sesleriyle ortalığı inletiyorduk. Yönlendirmeye ihtiyacımız vardı ve akıl çabukluğuyla plan yaptım. Para çekip ptt ye gidecektik o da sıraya girecekti. Paramı çektim ve Görüşürüz dedim ve onu sırada bırakıp işlerimi halletmeye gittim.

Ptt ye geldiğimde, 272. sıra no'su geldi, umarım gecikmiş olanları alırlar dedim ama hiçbişe demedim, diyemedim, çünkü gişedeki adamla bir başkası sohbet ediyordu ve ben sohbetlerini dinleyen ancak işi görülen adam olmuştum. Sempatik işimdeyim gücümdeyim gülümsememi yaptım ancak adamın her lafın sonuna "çene abi, en önemlisi çenee" demesi beni benden alıyordu. "Di mi kardeş" diye bana kendini onaylatıyor ben ise işimi halleden bu adama ses etmeden onay veriyor, benim de bu işlerden bi nebze anladığımı gösteriyordum. O sırada adam "adam antalyaya gidiyor parasız ** ******, bizse anca para veriyoruz **"   demesiyle "abi senin borcun 140 ytl"  demesi bi anda oldu. Patlayıverdim, hoşuna gitti o da kötü kahkasıyla para üstümü verdi. Bu adam kesin yanlış işlem yaptı dedim, faturamı ve paramı kontrol ettim ve eve koştum. Ancak aklıma uykusuz ve penguen almadığım geldi. Dost'tan çıkarken elimde victoria's secret 2008 takvimi vardı.
Şimdi evdeyim, tv5 izledim az önce. Compare people diye bi app. varmış facebook ta, arkadaşlarım arasında better catch (2.), ve better father (3.), güzel gözleri olan arkadaşlar arasında da (6.) olmuşum. Garip cevaplar verdim, umarım foyamız ortaya çıkmaz. Ama hangisi daha şirin sorusuna öcal çıkınca, tabi ki de diğer seçenkete kim varsa onu işaretledim. Aynı şekilde hangisi daha güvenilir sorusuna onur olarak cevap vermedim :)

Akşama ise Tek Kişilik Şehir adlı oyuna gidicem. Akşama yazsaydım da olurdu da maybe continued deyip burada bırakayım.


Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #20 : 11 Ocak 2008, 19:32:26 »
adam nasıl darlanmış yaa..
ben ikinci paragrafın sonuna kadar acaba ne zaman soyunacaksınız diye baktım.öyle bi yazmışsın ki hacım lise yıllarımda (sen o zaman ortaokuldaydın..) "hustler" ve "lambada" die kültürel yayınlar vardı..ben orada ıslanmamış sayfalardaki yazıları okuduğum günler geldi aklıma..
yaratıcı ve güzel bir derleme olmuş..
sonunda günün olayı ve günün sözlerini metnin içine aktarman da ayrı bi kral olmuş...
ben sevimliyim tabiki de.yazının tamamını gece bitirmeni dilerken son sözünde senden bayrağı devralıp bir sonraki gün yazacak arkadaşın adını buryaa belirtmeni isterim..

ben ise dün acayip sağlıklı bir gün geçirdim.ilk önce kahvaltı yerine diet bisküvi yediim.sonra oyuna takıldım.akşam olunca sebze aldık bolca
ezo gelin çorbası çaktık ve sebzelerin hepsini haşladık
ben dayanamayıp sarımsaklı yoğurt yaptım.sebzeler:kereviz,brokoli,karnıbahar,havuç,patitis vb...
gidiyor..
pilav vardı tabiki vazgeçilmez sıcaklardan ama az yedim..
diet kolayı sevmeye başladım artık çay bardağımın iine kaşık koymuyor arkadaşlarım bu bana en büyük destek ve teşvik oluyor..
duran ustanın yazısını bitirmesi dileğimle..

Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #21 : 12 Ocak 2008, 00:38:00 »
devam etmeyeceğim günlüğe, keyfim hiç yok.
Benden sonra yazacak birini belirlemem gerekiyomuş, Alper olsun. 
« Son Düzenleme: 12 Ocak 2008, 00:39:48 Gönderen: Turan »

Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #22 : 12 Ocak 2008, 02:07:59 »
turan olmadı böyle ama üzlüyorum sen böyle yapınca....
kalbimi kırıyorsun böyle bir sinerji paylaşım yaratalım dedim kendi buhranınla babaşa kalmaya çalışman engel oldu.seni daha yaratıcı ve pozitif düşünmeye davet ediyorum.
mıhtaç olduğum kudret damarlasındaki asil kanda ve hunomost band of brothers ruhunda yatıyor.seninle az mı sabahın 4-5inde kalkmadık.dert etmedik kendimize...
hani nerde o uykusuz ,eğlenceli,competisyona yönelik günler...
hırs ve eşhvet nerede bende bunları özlüyorum....
evet günlük benden de bu kadar yarın k.onur'da olucam...Belki de hayatım için önemli fikir patlamalarına maruz kalıcam ama gelecekten umutluyum..
günün olayı:petek ile can evlendi....
günün lafı:"perihan artık si... git evimizden..."ben söledim.diet yapınca böyle sinirli oluyorum ama diyetim ve niyetim güzel gidiyor.daha fiziksel bir hafifleme göremedim ama öenemli olan karakterim ve ruhum hafiflemesin değil mi...
öpüyorum seni günlük...bir gün senin içinde kuruttuğum gülleri yiycem nasılsa kalorin sıfır...

Çevrimdışı aLPeR

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 1756
  • Cinsiyet: Bay
  • what if?
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #23 : 12 Ocak 2008, 23:18:14 »
12012008
Bugün farklı yerdesin.

Ve yine zamanında kalkamadım. İşe geç kaldım bu seferde. Ama rahattım patron şehir dışındaydı.
Kalkar kalkmaz duşumu aldım. Daha kurumadan kahvemi hazırladım. Kahvemi içerken televizyona bakayım dedim haberlere bir göz atacaktım. Sıkıldım, kanallarda gezinmeye başlarken ilginç bir şey gördüm. Winnie the Pooh!!!
O çizgi ayıcık olmuş üç boyutlu. Zaman çabuk geçiyor, çabuk geçtikçe hızlı değiştiriyor herşeyi.

Dişimi fırçaladım, traşımı oldum saç baş gibi görünüş dalgalarıyla uğraşıp evden fırladım. Fırladım çünkü geç kalma olayını abartıyordum. Apartmandan çıkar çıkmaz Ankara'nın ayazı tokat gibi çarptı suratıma. Geçen haftaya döndüm, Karadeniz sahiline. O yüzümü okşayan sağuk nerede, bu tokatlayan ayaz nerede? Aklımdan geçenler bir anda dolmuşa yöneldi. Bindim Hacettepe acilde indim başkasına bindim.

Ofise yaklaşıyorum, yokluğumu unutturmak için bir şeyler yapmam lazımdı. Herkese Crunch aldım Dörtyol'daki marketten. Kendime de portakal suyu ve nuts. Kızların ayy Alper çok tatlısın demeleri birilerinin nerede kaldın lafını kesinlikle unutturacaktı ve öyle oldu kimse sormadı neden geç kaldığımı. Sekreterden kargolarımı aldım, arayan yoktu bugün. Ehe!! Cumartesi ya bugün. Masama doğru yöneldim sonra, garip ama güzel bir koku vardı masanın etrafında. Umursamadım, hayaldir diye.

Ajandamı kontrol ettim. Aranacakları aradım. Listelerimi kontrol ettim. Problem gözükmüyordu. Sorunsuz stressiz bir gün olacak derken kargo servisinin 1800 da geleceğini öğrendim. Beklemem lazımdı. Neyseki PSP yanımdaydı, aslında ders çalışmam gerekirken onunla oyalanmamam lazımdı. Notlarıma biraz göz gezdirdim sonra Sega Rally oynadım. MSN e bakayım dedim O vardı.

Bir şeyler yazmasam dedim, ben demeden o yazdı. Biriyle ne zaman birşeyler olacak olsa bir şekilde O oluyordu etrafımda. Ama bu sefer O gelmeden ben yine yolun başında birisini bıraktım. Herkeste onu aramaktan sıkıldım. Onunla da olamayacaktı. Yalnızlığın ruhumu kaplamasına izin verdim bugün.

Akşama doğru ofise geldi. Evet geldi, görmeyeli değişmişti. Ama yine aynıydı içimde. Sabahtan masamın etrafında içimi hoş eden, o sarhoşluk veren hayali kokunun sahibi yanımdaydı, emindim bundan. Liseli çocuk gibi konuşamadım, kelimeler çıkmıyordu ağzımdan, aslında çıkıyordu ama saçmalar gibiydi. Sustum. O da sustu. Hiç bitmesin dediğim kahve bitti. Gitmesi gerekiyordu. Caddeye kadar onunla indim, görebildiğim son dakikaya kadar yanında olmalıydım. Giderken ruhum ne kadar sarılmak istese de yapamadım. Ve gitti, arkasından bakamadım, koşarcasına geri döndüm ofise. Uzun zaman sonra bir kaç damla gözüme yaklaşır gibi oldu. Günlük sigara limitim bitmişti. Öylesine oturdum masaya boş boş bakındım. Bir kağıt gördüm  üstüne değirmen çizilmiş. O bırakmıştı. Ve o şarkı yankılandı kafamda. Hemen PSP ye sarıldım. Ondan başkası unutmamda yardımcı olamazdı.

İş arkadaşım geldi sevgilisiyle, dışarı çıkalım dediler. Kabul ettim, deli gibi içesim vardı yok olana kadar. Sonra nedendir hemen eve gidip değirmenleri dinleyesim geldi. Özür diledim ve hemen yanlarından ayrıldım. Cebeciye kadar yürüdüm, duraktan otobüse bindim. Garip bir şekilde otobüs boştu. Yalnızlık kapladı her tarafımı, yalnız olmam gerektiğini anladım. Onunla asla ve sonsuza dek beraber olacaktım.

Soundtrack
Norther - Always&Never
Helldorado - A Drinking Song
In Flames - Leeches
BonusTrack
Şebnem Ferah - Değirmenler

Gitarı yine bozdum. Sega Rally de hala yenilmezim. Sonic Riders aptalca.GT 4ever and it's not FPS it's MGS!!!
4 öğün yedim yine, abur cubur hat safada. 5 sigara çizgisi korundu akşama kadar sonra dayanamadım.
PSP mp3 çalar olarak kullanılamıyor çok ağır çantada kalsın daha iyi.
PlayStation tarihinde 10. yılım kutlamalar sabaha kadar GT oynanarak geçirilecek.

Günün Sözü ( burda adet böle) : Geçmişi geleceğe yerleştiremezsin sadece hayallerine yerleştirebilirsin.

Yarın başka bir yerde yine devam...

Okuyanlara not: Sixx AM - X-Mas in Hell giriş parçası olsa bile size neden bu derecede günlük tuttuğumu açıklar.
Yazacak birini seçtim Duygu olsun
Görüşmek üzere!!! x_O







Çevrimdışı Özgür

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2663
  • Cinsiyet: Bay
    • hunomost.org
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #24 : 13 Ocak 2008, 00:12:52 »
geçen durakta seni gördüm alper.

Çevrimdışı vipercann

  • The Ultimate Driving Machine
  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 5371
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti kişisi
    • http://www.hunomost.org.tr
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #25 : 13 Ocak 2008, 00:43:27 »
alper ultra duygusal bi yazı yazmış, o sebeple bi sonraki kişi olarak duyguyu seçmiş bence.





Çevrimdışı Turan

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 771
  • Cinsiyet: Bay
  • I'm a nice guy with some nice dreams...
    • Şerifi vurdum
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #26 : 13 Ocak 2008, 01:10:28 »
alper nicedir msn de göremiyorum seni?

Çevrimdışı aLPeR

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 1756
  • Cinsiyet: Bay
  • what if?
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #27 : 13 Ocak 2008, 01:25:25 »
belki de görünmek istemiyorum

Çevrimdışı r@nin

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 3662
  • Cinsiyet: Bay
  • Momikata Zikitakatotaki...
    • benimde bir sitem olsun, sevenlerim hayranlarım coşsun
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #28 : 13 Ocak 2008, 12:38:58 »
neden alper bizi görmek istemiyor musun....:):):):)
ayrıca yazın inanılmaz geldi bana...utandım bir ara kendi bozuk türkçem ve yamuk yumuk cümlelerimden...
ama gelibolulu bir düşnürün ünlü bir sözü var bilir misiniz
"s...m böle hayata bea" diye
duygusal olmanın kralını biliyorum desemde içimdekileri hiçbir zaman dışa vuramıyorum.her zaman bir gülümseme ve acıyı gömme duygusu mecbur koşuyor beni...
eskiden forumda aşıklar rıhtımına yazdığım şiirler vardı birilerine değsin diye,yada kimseyi görmeden sadece ona baktığım geceler,günler,haftalar,aylar ve yıllar oldu sonunda ve yine içimde kalan paylaşmayı çok istediğim ama kendimi bile kandıramadığım kırık parçalar var içimde...
güçlü görünmenin ya da kendini böyle göstermenin gerekleri var hayatımda ve olacak da...
günlük dediğimiz aslında hepimizin bilmesini istediğimiz ama kendi gözlerimizi kapatıp yazdığımız bir sayfa yada artık blog oldu adı.ama ruhu aynı...
içinde de olsan dışında da olsan sen aynı sensin....
günün lafı:"43287 numaralı silahım emniyeti kapalıve boş,komutanım..."
günün olayı:"polatlı topcu okulunun yarısı bizim evde,perihan evimizde değil,mushil hapları acayip bir olay..."

Çevrimdışı duygu

  • Veteran
  • Hunomost
  • İleti: 2793
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Sevgili Günlük
« Yanıtla #29 : 14 Ocak 2008, 00:38:14 »
sevgili günlük

uzun zamandır o kadar kötü günler geçiriyorum, o kadar sıkılmış ve bunalmış durumdayım ki, bırak sana yazmayı, canım bazen nefes almak bile istemiyo.. dipteyim, sondayım, depresyondayım, yapabildiğim ise sadece sabretmek. neyse ki bugün kendi evimdeyim, daha iyiyim. sıradan günümü anlatabilirim.

bugün uzun süredir yapmadığım bişey yaptım ve erken uyandım, 5-10 dakika yatak keyfi yaptım, yine aynı rüyayı görmüştüm, bu bi işaret mi yoksa diye saçma düşüncelere dalmışken, kötü ruh halim ''bilinçaltındakini'' tetikliyo heralde diye kendimi telkin ettim. 9:30'da yataktan kalktım, hemen üstümü giyindim ve evden çıkmak üzere hazırlandım, polatlıya gidecektim bugün 10:30 arabasına yetişmeyi planladım. ev ahalisi uyuyodu, ben de sadece minik tavşanımızla vedalaştım, minik burnunu öptüm. zira şu sıralar yüzümü güldüren tek canlı o..

11:30da evdeydim. babam yine beni almaya gelmişti terminale. eve gittik, beraber kahvaltı ettik ve benim korkulu bekleyişim başladı. saat 2'de diş hekiminde randevum vardı, sapasağlam güzelim dişlerim çekilecekti. nedir bu çilem günlük, iki aydır diş çektirmekten anam ağladı, bu dördüncü, pazartesi günü de beşinci çekilecek. ortodonti tedavisi gereği dişler çekilip diğerleri onların yerine kayacakmış. babamla beraber gittik dişçiye, kendisi aynı zamanda akrabam olduğu için bi süre muhabbet ettik. ve sonra o koltuğa oturma vakti geldi, o zaman farkettim ki ben alışmışım artık, eskisi kadar korkmuyorum. uyuşturucu iğneyi çaktı iki yerden, damağıma vurduğu yer çok acıdı ama, yaşıma başıma bakmadan birazcık bağırdım. sonra dişimi çekti, benim canım hiç acımadı tabi ama doktorun acıdı, çünkü o tam dişimi çekmek üzereyken ben bişey söylemeye çalışınca ağzım kapandı ve elini biraz ısırmış oldum :) 

sonra eve döndük, alt kata babannemin evine girdik, misafirler vardı. ben sadece teyzelerin ellerini öpüp salondan çıktım, yamuk ve şiş ağzımla onların yanında fazla kalmak istemedim. televizyonu açtım öbür odada ve kanepeye uzandım. dişimin uyuşukluğu geçince biraz ağrı başladı, kanama bi türlü durmadı, 3 tampon eskittim. sonra uyuyakalmışım.

uyandığımda açlıktan ölüyodum çünkü tam 7 saattir bişey yememiştim. ben ne yiyebilirim acaba bu halimle ama annem yapmıştır bişeyler diye eve çıkmayı düşünürken babannem tam yerinde bi öneri getirdi. sizlerin krep diye bildiği ama bizim tatarcada ''şırlama'' dediğimiz şeyi pişirmeyi teklif etti; yumuşak, yemesi kolay olur diye. onun bana bişeyler yedirme hevesi ve isteğini kıramadım ve kabul ettim. karnımı doyurduktan sonra eve çıktım, çay içtik, tv izledik. annemin e-okul'a girmesi gereken öğrenci bilgileri varmış, ona yardım ettim. sevgili günlük, tam 30 öğrenci bilgisi girdim bilgisayara ve bunlardan sadece bir tanesinin evini kaloriferli olarak işaretledim, geri kalan hepsi sobalı, yarıdan fazlası kirada; babasının işi olanlarının durumunu orta, olmayanları ise düşük diye işaretledim.. zaten kararmış olan içim iyice karardı.. her birinin ayrı bi hikayesi var..

yatmadan önce azcık keyfim yerine gelsin diye bi kaç bölüm How I Met Your Mother izledim. Barney'e yine koptum, annemler uyanmasın diye kıs kıs güldüm ve şimdi bi yandan meyve yiyor bi yandan da sana yazıyorum. ilerde daha güzel ve iç açıcı şeyler yazmayı umarak, hoşçakal..

günün sözü: herşeyin başı sağlık

Benden sonra Zeynep Göktaş yazsın


 


'Peace has never come from dropping bombs. Real peace comes from enlightenment and educating people to behave more in a divine manner.'    Carlos Santana