nabersin günlük efendi? ne var ne yok?
bugün enteresan bir gündü. gün içinde 2 kere şekerleme yaptım, birinde rotterdam'daydım rüyamda , birinde de çin'de. geçen aklımdan rotterdem ı da özledim şaka maka diye geçirmiştim ondan gördüm heralde rüyayı. çin'e de uyarsa çalışmaya gideceğimden gördük diğerini.. tüh bak, keşke ukrayna'ya gitmeyi düşünseydim son zamanlarda, sarardı bir ukrayna rüyası

bugün istanbul'da yakıcı bir güneş vardı, herkes yazlıklarını giymiş, mart nisan ayları gevşer gönül yayları sözünü düstur edinmişçesine ortalığa dökülmüşlerdi haftaiçi olmasına rağmen, insanların işi gücü yok galiba..
yavaş yavaş eski günlerime dönüyorum bu arada, bugün 250 mekiği buldum.. geçen gün lise mezuniyetinden bir fotomu buldum, nasıl da filinta gibiymişim.. 15 kilo fazlalığım var o günlerden, ama kafaya koydum, dönüşüm muhteşem olacak

son 1 aydır 2 kere mi ne kırmızı et yedim, toplamda 2 ekmek ya yedim ya yemedim... diyet iyi gidiyor, ama içkiden nasıl kurtulcaz bilmiyorum, çok şişkinlik yapıyor meret vücutta. 250 mekiğin üstüne 2 bira içsen fitliyorsun yani, daha dikkatli olmam lazım..
dün, 1 senedir görüşmediğim, konuşmadığım bir insan aradı.. sanki hiç bir şey olmamışcasına konuştu, naber napiyorsun filan dedi.. insanların gerçekleri gözardı etmesinden sıkıldım be günlük, cidden sıkıldım bildiğin gibi değil..
dün gece bir film izledim, '' içindeki azizleri keşfetme kılavuzu'' diye, hani bir film izlersin de hayatın değişir ya, onun gibi bir şey oldu.. mutlaka izle. filmden sonra çaya bandırılmış petit beure gibi oldum şerefsizim

vizeler dayandı kapıya... sunumlar, ödevler, film festivaline gidip film analizi yapmacalar, yazılılar... ne mi yapıyorum? arkadaşın teziyle uğraşıyorum, her zamanki gibi kendi hayatıma dair unsurlar ikinci planda..
kahvem acı olmuş, iyi geldi; şarkıda '' her hayat bir düş eksi bir dramdır..'' diyor bir de, hafif esinti var açık pencereden..
dahası, karanlığı seviyorum be günlük, aman sabahlar olmasın anlayacağın

kal selametle...