sevgili günlük
bu sıralar kendimi 24 değil 34 yaşında, evli barklı çoluk çocuğa karışmış bi kadın gibi hissetmeye başladım. öğretmenler odasının en küçük ve nadir bekarlarından biri olarak sürekli öğretmen ablalarımın dertlerini ve nasihatlerini dinliyorum. birisinin çocuğu hastalanır onu anlatır, biri bakıcı derdine düşer, biri kocasını şikayet eder, nasihatler de; yok aşk evliliği yapma, yok şu zamana kadar çocuk doğurma, yok şöyle biriyle evlenme.. geçen gün asuman hocadan börek tarifi alırken yakaladım kendimi!!! içim şişti günlük.. öğretmenler odası kadınlar matinesi havasına bürünüyo bazen, numunelik bi kaç erkek hoca var ama onlarda pek oturmuyolar tabi.. ben de sınıfta kendimi bulmaya çalışıyorum, çocuklarla çocuk oluyorum bazen, onlar bile gülüyo halime.. çocuk dediğime bakma tabi, hepsinin benden hızlı aşk hayatları var

kıssadan hisse, bekarlık sultanlıkmış günlük, hayat bekarlara güzelmiş, ben bunu anladım.