günlükcüğüm sana azcık Antep'ten yazayım. 3 aydır burda olmama rağmen meşhuuuur Bakırcılar Çarşısına daha bugün gittim ilk kez. Antep'in el zanaatlarını öğrendim. Öncelikle evlilik çağındaki kızlara sesleniyorum, çeyizinizi burdan alın

ben ki incik boncukmuş, dantelmiş örtüymüş dönüp bakmam, çeyizcilerden çıkamadım bugün, Ankara'da 350 liraya satılan takımlar burda 30-50 arası, sakın ordan almayın, ben yollarım size
sonra öğrendik ki Antep işi dedikleri bir el işlemeleri varmış, bir mendilin üstüne küçük bir motif işlemek bile bir ay alıyomuş, zaten dükkanlarda göremiyosunuz, sipariş üzerine yapılırmış. ama her emeğin de bir karşılığı var tabi, bir milyardan yedi milyara kadar çeyizlik takımlar var dedi satıcı, yok dedim ben bi süre daha evlenmiyim

laf aramızda Antepliler gösterişe biraz meraklı olurmuş, Antepten kız alırsanız yandınız yani ama zaten zor almanız, Antepliler dışarıya kız vermezlermiş hiç.
biraz daha dolaştık, baktık şal mı masa örtüsü mü belli olmayan bişeyler var vitrinlerde. Kutnu denirmiş onlara da. El tezgahında yapılan Antep'e has ipek karışımlı örtüler. ama ben yine alacak başka bi şal buldum, şal koleksiyonumu bitirince puşilere başlıcam
Yemenicilik de diğer bir Antep işi. ama bu sizin bildiğiniz yemeni değil. elde deriden yapılan bir çeşit ayakkabı. Truva filminde giyilen sandaletlere yemeni diyebiliriz mesela. yazın alıp Ankara'da giymeyi düşünüyorum ben de

takıcıların olduğu sokaklar da (erkekler için söylüyorum) yanınızda sevgiliniz, anneniz ya da bir kız arkadaşınız varken girmemeniz gereken yerler. zira küçücük bir dükkanda bir saat geçirebilirsiniz. ama ben takı hakkımı Mardin'e saklıyorum

bir de Antep'in meşhur iki pasajı vardır. elektronik eşyalar, mutfak eşyaları mağazalardan alınmaz burda. aradığınız her şeyi çok daha ucuza bulabilirsiniz bu küçük dükkanlarda. şöyle bi bakınca Sony sanırsınız, hiç anlamazsınız ama her bir parçası Antep yapımıdır aslında, onlara dikkat etmek lazım tabi

esnafı şeker gibidir ve işini çok iyi bilir. bir kilo fıstık almaya girersiniz ama en az 10 tane ürün tattırır size. zaten burda, baktın çocuk anlamıyo ticaretten 'senden bişey olmaz, sen git oku' derlermiş

söylediği son fiyattan da beş kuruş inmezler asla. geç otur sana yemek ısmarlıyım der, ama 5 lira daha indirmezler, o para o kasaya girecek, prensip meselesi heralde

bi de Antepçeyi biraz daha öğrensem süper olacak. akşamüstü apartman görevlimiz uğradı, oğlunu kızını, bi sürü hikaye anlattı, bütün benliğimle dinlediğim halde yarısından fazlasını anlayamadım. ama çalışıyorum, ilerleme kaydettim
bugünki turistik gezim çok güzel bir süprizle bitti. lisedeki ingilizce hocamla karşılaştık, şok olduk, sarıldık, duygulandık, sevindik.. dünya küçük, hayat süprizlerle dolu günlük..
Antep böyle, Ankara'da ne var ne yok? en kısa zamanda kavuşmak dileğiyle, öpüyorum hasretle..
P.S: Zeynom;
bana çok acil bir diyet programı lazım. şimdi ne kadar vermem gerektiğini söylemiyim burda ama durum vahim yani

ne yesem yarıyo, napıcağımı bilemiyorum

özelden görüşelim canım
